İmamoğlu’nu bitirdiler.
İmamoğlu’nun görevden alınacağını anlattığım 11.11.2022 günü yazdığım yazı internet sitemde çok ilgi gördü.
O yazının başlığı ”İmamoğlu geçici gidicidir”
Sonuçta aynen dediğim gibi oldu, mahkeme siyaset yasağı ve hapis cezası verdi.
Çıkan sonucu serinkanlı, olgun bir tavırla karşılamak gerekirken ummadığımız çıkışlar oldu.
Böyle ortamlar liderlik özellikleri olanları öne çıkarır.
Herkes kabul ediyor mahkeme kararı hukuki değil siyasi.
Tamam sayın Erdoğan İstanbul’u elinden almanın sembolü olan İmamoğlu’ndan nefret ediyor, onu yok etmek için hatta bir kaşık suda boğmak için her şeyi yapacağını biliyoruz.
Fakat alt mahkemenin aldığı karadan sonra Yargıtay süreci olduğunu, bu kararın kesinleşmesi için köprülerin altından daha çok sular akacağını bilmiyormuş gibi ”Haydi gelin Saraçhane’ye” demek bana çok doğru gelmedi.
Bununla ilgili gayet serinkanlı biçimde bir basın toplantısı yapılacaktı.
Bu karar hukuki değil siyasidir, ben görevimin başındayım, hukuki süreci takip edeceğiz denilerek olay serinkanlı bir biçimde sürdürülebilirdi.
Birinci gün İmamoğlu çağırdı halk gitti kaç kişi gitti bilmiyorum.
İkinci gün altılı masa gitti gene halk çağrıldı kaç kişi gitti bilmiyorum.
Ama birinci günden daha kalabalık olduğu kesin.
Sonuç olarak liderler zor günlerde ortay çıkar, kolay günlerde ise liderliğini ispatlar.(M.Y)
Ben bu sürecin doğru yönetilmediğine inanıyorum.
Hele bu gün YSK başkanının açıklaması içime kapkara duygular serpiştirdi.
Başkan diyor ki . ”Adaylık süreci kesinleşmeden cezası kesinleşirse yerine başka bir aday gösterebilirler. Fakat kesinleştikten sonra listeye dokunmamız mümkün değil. Seçime girer ama kazansa bile mazbatası verilmez.”
Hani hakimler kararlarıyla konuşuyordu…
Açıklamaların tamamını okuyabilirsiniz.
Şimdi bu durumda siz olsanız ne dersiniz?
YSK başkanının açıklamasından sonra ben şunu çok net söylerim.
İmamoğlu’nu bitidiler.
Kim?
Tek adam rejimi dediğimize göre elbette Sayın Erdoğan.
En az üç yıl yasaklı olur, bu süreçte sayın Erdoğan’ın İmamoğlu omasın dediği süredir.
Elbette millet ittifakının adayı Cumhurbaşkanı olursa İmaoğlu’nun bu duruma ortadan kaldırılır.
Bu durumda Millet ittifakının İmamoğlu dışında bir arayışa girmek gibi bir pozisyona soktuklarını düşünüyorum.
Çünkü seçildikten sonra mazbatasını YSK vermezse ne yapacaksın?
Beş milyon insanı YSK’nın önüne mi yığacaksın? (İnce’nin kulakları çınlasın).
Hakikaten zor günlere doğru yol alıyoruz.
Önümüz karanlık hatta zifiri karanlık.
Bir kez daha söyleyelim.
İstanbul’u vermemek için bin bir yola girenler Beştepe’yi/Çankaya’yı vermemek için onbinlerce yolu denemekten geri durmayacaktır.
Bundan dolayı 23 hazirana doğru giderken çok sıkıntılı ve yorucu ve ülkenin yarınları için çok büyük kaosa doğru gittiğimizi düşünüyorum.
Çünkü kural şudur.
Siyasl İslam sandıkla gelir amaaaaaa sandıkla gitmez.