İnsan ve çocuk kurbanından hayvan kurbanına evrilmek.
İnsanlığın kurban macerası varoluşundan beri olan bir ritüeldir.
İslam inancında kurban farz değil fakat bir gelenek olarak yapılmaktadır.
Her yıl kurban kesmenin bayramı da yapılır.
Müslümanlar bunu inanmış olduğu dinin bir emri olarak görür.
Hz/sn.İbrahim’in oğlu İsmail’i kurban edecekken Tanrı’nın koç göndermesi inancı İslam dininin kurban ritüelinin temeli sayılır.
Oysa Hz İbrahim’den çok önce Yahudilerin ataları Kenaniler Kudüs’ün güneyinde bir vadi olan Ge-Hinnom ( Cehennem) ”Ölümün gölgesi vadisi” nde ilk doğan çocuklarını kurban ettiklerini biliyoruz.
Anne ve babalar yeni doğmuş çocuklarını Kudüs surlarının hemen dışındaki cehennem vadisine getirir ağlayan yavrularını Kenani tanrı, put tanrı Malik’e kurban ederlerdi.
Malik’in oyulmuş karnına yeni doğmuş çocuklarını bırakırlar, heykelin altında yakılan ateşle çocukların çığlıklarının duyulmaması için ve çileli annelerin de bunu dinlemek zorunda kalmamaları için rahipler devasa davulları çalarmış.
Böylelikle davul sesi bebek çığlıklarını bastırırmış.
Aynı gelenek Keltler, Aztekler, Mayalar,Gotlar,Wikingler,Normanlar,Hindular,Sümerler,İslkitler,Uygurlar(Türkler) de çocuk veya insan kurban edilme geleneği yaygındı.
Bunlarla ilgili çeşitli kayıtlar ve kalıntılar da arkeolojik araştırmalarda otaya çıkarılmıştır.
İşte Kudüs’ün güneyinde yer alan cehennem vadisinde gerçekleştirilen bu vahşi gelenek, insan yakma geleneği cehennem olarak orta doğuda otaya çıkan bütün tek tanrılı dinlere girmiştir.
Bugün insanlığın geldiği noktada insan ve çocuk kurban etmek, insan yakmanın yerini hayvan kurban edilmesi almıştır.
Gerçi bu gelenek dünyada yok olsa bile bizim gibi toplumlarda zaman zaman insan yakma geleneği ve o vahşi anlayış Sivas’ta ortaya çıkmıştır.
Yedi bin yıllık kurban geleneğinde insanlığın insan ve çocuk kurban etmekten hayvan kurban etmeye evrilmiş olması da insanlık için azımsanacak ve küçümsenecek bir gelişme değildir.
Bugün kurban geleneği ve kurbanın bayramı İslam inancında devam etmektedir.
Hindular ise ineği kutsal kabul ettiği için inek eti yiyen Müslümanlardan nefret ederler.
Özet olarak bugün insanlık kurban geleneğini çeşitli şekillerde devam ettirmektedir.
Bu durumu yadırgayan, ilkel bulan toplumsal katmanlarda mevcut.
Bana göre bilime değil de inanca dayalı yapılan kurban geleneği bugün hala yapılıyorsa ve de insan kurbanından hayvan kurbanına evrilmişse ve bu gelenekte yaklaşık dört bin yıldır sürüyorsa bunu yadırgamanın, eleştirmenin bir manası yok.
Çünkü dört bin yıldır süren bu geleneğin ve inancın sürüyor olması saygı göstermekten başka bir şey yapılacağı kanaatinde değilim.
Kurban kesmenin hayvan kesmenin bir inanç biçimi olmasını yadırgayan ve bu ritüele karşı çıkanların da fikirlerine saygı göstermek gerekir.
İnanç bu, tartışmanın bir manası yok.
Yok olun, yapmayın, etmeyin, bu vahşettir demek dört bin yıldır bir karşılık bulmamışsa kurban kesmeyi bir inanç , ibadet olarak görenlere de saygıdan öte yapılacak bir şey olduğu kanaatinde değilim.