Haziran 16, 2025

İran parçalanıyor mu?

ile mehmet yüceer

İran savaşı çıkana kadar siyasal İslamcıların Türkiye de yaratmış olduğu ekonomik sosyal kaotik ortamın Cumhuriyetin yüz yıllık deneyimleriyle aşabileceğine olan inancımı hiç kaybetmedim.

Ne zamanki İran savaşının bizim ülkemizde yaratacağı kaosu okuyunca çok korktum.

İran bir iç savaşa gitme tehlikesiyle karşı karşıya.

Ülkenin nüfusunun yüz milyona yakın olduğu söyleniyor.

Resmi rakam 90 milyon.

Yaklaşık kırk milyon Kürt, otuz milyon Azeri Şii Türk yaşıyor.

Ülkenin kuzeyinde Güney Azerbaycan bölgesinde Azeri Türkleri yıllardır bağımsızlık istiyordu.

Güneyde Kürt örgütleri silahlı biçimde isyana hazır olduklarını açıkladılar. Kürdistan Özgürlük Partisi (KAP) bağımsız Kürdistan bölgesi için harekete geçmeye hazır olduklarını açıkladı.

İşin insanlık açısından sevindirici olanı hem Azeri bölgesi hem de Kürt bölgesi için bağımsızlığı savunan öncü partiler şeriatçı, kadın düşmanı, insanlık düşmanı molla rejimine karşı oldukları gibi hem de Demokratik Laik seküler bir modelden yana tavır koyuyorlar.

Bu konu başka bir yazı konusu.

Esas bizi ilgilendiren konu bizim ülkemiz.

Malum İran karpuz değil ki hemen üçe bölüp dağıtasın.

Uzmanlar bu sürecin en az beş yıl sürecek bir çalkantılı dönemi işaret ediyor.

Bu çalkantıda yirmi milyona yakın insanın yerinden olacağı ve göçmen olacağı söyleniyor.

Bu insanların doğuda Afganistan’a ve Pakistan’a gitmeleri söz konusu değil.

Türkiye’ye gelecekleri söyleniyor.

Sınırlarımızda mayınlar kaldırıldı.

Ülkeyi yöneten iki kişi var.

Devlet dediğiniz yapı iki kişi.

Bu iki kişinin de yıllardır sağlık sorunları var.

İran savaşı çıktığında ” Devlet toplandı ” dediler.

Toplam beş kişiydi.

Bu beş kişi devleti temsil ediyordu.

Şunu diyorum, bu gün ekmek on beş lira inanın eğer yirmi milyon insan daha ülkeye göçmen olarak girerse bu günkü fiyatla ekmek yüz lira olur, benzinin litresi yüz lira olur.

Ekmek bulmakta güçlük çeker ekmeği ve gıdayı karneyle alabiliriz.

İşte bu gün ülkeyi yönetenlerin İran sınırımızdan bir kişinin bile girmesine izin vermemeleri gerekiyor.

Böyle bir iradenin olduğu kanaatinde değilim.

On milyona yakın Arap Sünni Vahabi selefiler ülkeye doldu yirmi milyon Şii’de dolduğunda seyret gümbürtüyü.

İşte bu göç senaryosunu okuyunca güzel ülkenin güzel insanları adına çok ürktüm.

Ülkeyi yönetenlerin bu göç sorunu ve İran’ın ülke üzerinde yaratacağı sosyal, ekonomik sonuçları konusunda tedbirler almaları konusunda bir açıklama yapmaları gerekiyor.

Suriye konusunda yıllarca durmadan konuşan sayın Erdoğan’ın İran’ın yarınları konusunda şu ana kadar bir tek cümle kurmaması da bana çok ürkütücü geliyor.

Yıllarca ”Eset gitsin,Eset gitsin ” derken Mollalar konusunda ne düşünüyor henüz bilmiyoruz.

Yeni bir İran sorunu kucağımıza düşüverdi bakalım bununla kaç yıl oyalanacağız ve büyük acılar çekeceğiz.