Ağustos 25, 2025

İstanbul ve susuzluk.

ile mehmet yüceer

Kuraklık ve susuzlukla ilgili en tepeden emir kulu bakanlara kadar bir kişinin bir projeden bahsettiğini duyan varsa söylesin.

Bırakın Anadolu’yu göllerin, göletlerin, derelerin kuruma noktasına geldiğini…

Şu anda sadece İstanbul’u düşünün her tarafı betona boğarsan, Belgrad ormanlarını imara açıp yağmurun yağma kaynağını yok edersen, baraj su toplama havzalarını sadece Arabı mutlu mesut edeceğim diye İmamoğlu içerdeyken betona boğarsan İstanbul’a yağmur yağması mucizelere kalır.

Bu gün her şeyi inançla çözmeye çalışan ve bilime arkasını dönen mevcut bakanların yapacağı iş belli.

DİB başkanıyla konuşup ilçelerin kaldıysa yeşil alanlarında müminlere yağmur duası yaptırmak !

Çünkü İstanbul’un su sorunun çözecek bir kaç tane proje ülkeyi yönetenlerin önünde olduğu halde sırf İBB CHP’de diye altı yıldır kıllarını kıpırdatmadılar.

Eğer eylül ekim aylarında beklenen yağmurlar yağmazsa, kış geçen yıllar gibi kurak geçerse bu ekolojik yıkım karşısında facia düzeyinde susuzluğa hazır olun.

Böyle olursa kıştan itibaren su kesintileri başlar.

Damacana su fiyatları ikiye katlar millet bitlenir.

İnanın bu abartı falan değil bizler 1970′ li yıllarda pislikten ortaya çıkmış kolera salgını görmüş nesiliz.

Eğer İstanbul da kış boyunca su sorununu çözecek projeler devreye sokulmazsa önümüzdeki yaz yıkanmak için herkes denize koşacaktır.

Ondan sonrada ülkeyi yönetenler meydanlar çıkıp bu ”CE HA PE var ya bu CE HA PE kıtlık, yokluk, pislik, çamur, susuzluk, salgın hastalık demektir ” diye gönül rahatlığıyla nutuk atabilirler.

Bu ülkede yaşamak için çok kuvvetli bir kişiliğiniz, sağlam psikolojiniz birazda aklınızın kıt olması gerekiyor.

Çünkü akıllıysanız bu kadar saçmalığın olduğu bir düzende o akla mukayyet olup dengeli bir yaşam sürmeniz mümkün değil.