Nisan 24, 2025

İstanbul’a ihanet edenler nasılsınız?

ile mehmet yüceer

Dün 6.2 ölçeğinde ve kısa sayılabilecek bir süre sallandık ya herkesin geçici bir süre aklı başına geldi.

En gıcık olduğum bakış açısı da şu.

”Zamanı geldi haydi İstanbul’u depreme hazırlayın.”

Ya adamalar tam 25 yıldır zamanın geldiğini anlamamış, üstelik depreme gıcık işler yapmaya devam etmişler.

Hala bu anlayıştan medet uman insanın aklından zoru olmalı.

Depreme gıcık ne yapmışlar?

Onlar geldiğinde 4 gökdelen varken şimdi 121 gökdelen var.

Bunun rantı kime gittti lütfen tahmin edin.

Bu kadar yoğunluğu yaratırken dahiyane bir şehircilik çözümü buldular alt yapı ve yolları aynı bıraktılar.

Kırk bin kişilik stadı aynı tutup bir kararla ”Biz stadı altmış bin kişiye çıkardık” diyerek stada seyirci almak gibi davrandılar.

Artık insanlar trafikte beklerken ahbap oluyor.

Yıllardır İstanbul’un nefes borusu akciğeri olan yeşil alanları ve deprem toplanma alanlarını imara açtılar.

Rantı kime gitti lütfen düşünün.

İstanbul nüfusunun on milyonu geçememsi gerekirlen bütün dünyayı buraya çağırdılar nüfus yirmi milyona çıkardılar.

Bütün bunları yaparken çürük binaları unuttular içinde oturan fakir fukarayı da unuttular.

Dahiyane bir çözüm buldular, Gezi parkını AVM yapacaklardı, aklı başındakiler ” Dur” dedi.

Bunu başarsalardı Beyazıt meydanını, Üsküdar meydanını ve aklınıza gelebilecek bütün meydanları imara açıp AVM yapacaklardı…!

Sonra da AVM’ leri de deprem toplanma alanları olarak düşündüklerini söyleyeceklerdi.(Bu cümle şaka ve ironi değil lütfen öyle okuyun)

Daha bir kaç gün önce Sazlıdere Barajının dibine devlet eliyle kaçak inşaat yapmaya başladılar.

Neden?

Oray Kataristan kuracakmış söz vermiş.

Bu anlayışın çevresinde bir tane bilimsel akıl sahibi kalmadı mı?

”Katliam projeleri yapıyorsunuz yapmayın” diyecek bir tane yurtsever, İstanbul sever bilim insanı kalmadı mı?

Ormanları koruyun bu gün İstanbul’un nefes alamsını sağlayan ormanlar denilmesine rağmen ormanların içine doğru doğru şehir genişledi.

Budan dolayı artık kar bile yağmıyor.

Dün hala yandaş ve aklını kaybetmiş bir fikir düşkünü kişi ”Millet bahçeleri yaptık halkımız oralara sığındı” diyebildi.

Yani şunu diyorum güzel insanlar, aklı hala bilim adına çalışanlar, duyarlı insanlar, İstanbul’u ve ülkesini sevenler ya çıldırma noktasında, ya da bir çoğu sıkıntıdan kalp krizi geçirip ölüyor, ya da kahrından kanser oluyor.

Çoğu da bunlara dayanamayıp yurt dışına sığınıyor.

Çok uzattım şunu diyorum, ya arkadaşlar, güzel insanlar yirmi beş yılda İstanbul’u bu hale getirip nefes almayı bile zorlaştıran alt yapıyı büyütmeden hala şehri büyüten, bilim dışı akıl dışı bütün düğmelere basan bir anlayıştan depreme karşı hangi tedbiri almasını bekliyorsunuz?

Çok açık hala İstabnbul büyük bir deprem tehdidi altında.

Zenginler kuzeye kaçtı, şehir merkezinde kalanlar sağlam binalara taşındı fakirler, garipler, yoksullara çürük binalarda oturuyor.

Deprem olduğunda düzenin sahibi zenginler kurtulacak, yoksullar kitleler halinde ölecek.

Açık kaybankalardan İsatnbul da kaç bina yıkılcak,kaç kişi ölecek ( milyon düzeyinde) bakabilirsiniz.

———————————————————————————————————

Bir anı…Hani siyasal islancılar padişahlarla çok övünürler ya.

İşte çok övündükleri Fatih Sultan Mehmet Haliç ve Boğazın ön görünümünde bina yapılmasını ve keçi otlatmasını (Erozyon olmasın diye) yasaklayan bir ferman yayınlamış.

Bu günküleri görse, hele İstanbul’u bu hale getirenleri görse ne yapacağını lütfen siz düşünün

Ben bu konuşmayı G.O.Paşa belediye meclisinde yapmıştım ve ”İstanbul aşkım” diyenleri ve İstanbul’u bu hale getirenleri ”Fatih sizi görseydi…….” diye başlayan bir konuşma yapmıştım.