Kılçdaroğlu doğru yoldadır.
CHP’ de ve solda siyasetin içinde olan ve gönül desteği olan yurttaşların şunu anlaması lazım.
En son söyleyeceğimi peşin söyleyeyim.
Sayın Kılıçdaroğlu doğru yoldadır.
Şunu artık herkesin anlaması lazım.
Davutoğlu, Babacan, Karamollaoğlu siyasal islamın mutfağından gelmiş ve o mutfakta öğrendikleriyle de altılı masanın bileşeni olmuştur.
O halde onların sosyal demokrat bir çizgiye evrilmesini beklemek doğru değil.
Sayın Kılıçdaroğlu toplumda AKP iktidarından şikayetçi olan, canı yanan, kurdukları vahşi kapitalizm ve soygun düzeninden şikayetçi olanlarla bir yol yürüyor.
Şu ana kadar da Everest dağı kadar yüksek sabrıyla çok iyi bir yere geliverdi.
Daha evvelde yazdım sayın Kılıçdaroğlu aday olursa %57-58 civarında bir oyla Cumhurbaşkanı olacaktır.(Elbette HDP desteği ilave edilerek)
Tek şart ve açılamayan bir kilit var.
HDP.
HDP bu gün için kapatılsa bile, hazine yardımı kesilse bile HDP’ ye oy veren yedi milyona yakın yurttaşın oy verme iradesi kapatılamayacaktır.
O halde seçime HDP kurumsal kimliğiyle seçime girerse ve ilk turda bir adayın kazanmasının önü kapanıyor.
Bu artık 2×2=4, E=mc2 kadar gerçek.
O halde Millet ittifakının HDP’ nin kurumsal kimliğiyle diyalog kuramıyorsa yedi milyon seçmeniyle diyalog kurması gerekmiyor mu?
Deva partisinin söylemlerini böyle okuyanlar da oldu.(Kısa dönmede konuşarak olmaz)
Benim öteden beri görüşüm şu yönde.
Artık ikircikli davranmanın gereği yok.
Meral hanım ve iyi parti ikna edilmeli ve demokrasi bloku kurulmalıdır.
Bunun yolu da altılı masanın yedi , sekiz gerekirse dokuzlu masa şekline dönüşmesi gerekiyor.
işte bundan dolayı önümüzdeki seçim bir dönüm noktası olduğunu herkes anlamalı.
Siyasal islamcı, şeriatçı kadroların ülkeyi hedeflerine doğru taşımaları karşısında demokrasi blokunun oluşması gerekiyor.
Özgürlükçü, demokrat, demokrasiden , insan haklarından, kadın haklarından yana olan her kesimin küçük ayrıntıların ve ideolojik geçmiş takıntılarına bakılmadan bir araya gelmesinin zamanıdır.
Artık lütfen şunu kabul edin, sayın Erdoğan tramvaydan inmiştir ve 1994 yılında söylediği ”Elhamdülillah ben şeriatçıyım” motivasyonuna geri dönmüştür.
Bu yolda yürürken yani şeriat yolunda yürürken yapılacak her adım (Bu adımların ne olduğunu herkes biliyor) Allah yolunda atılacağı için günahı olmayacaktır. (Sarayın fetvacısının sözlerine bakabilirsiniz.)
Diyorsanız ki hayır bu ülkeye siyasal islamcılar şeriat getiremezler ve demokrasiyi askıya alamazlar yanıldığınız ilk seçimde kazandıklarında görürsünüz.
Girilen bu kapıdan en az otuz yıl daha çıkılamayacağını fark ettiğinizde de tıpkı İran, Afganistan, Pakistan halkları gibi feryat figan edersiniz.
İşte bu gün önümüzdeki seçim siyasal islamcılarla, şeriatçılarla özgürlükçü demokrasiden (Parlamenter demokrasi) yana olanların sınavı olacaktır.
Bundan dolayı bu tabloyu çok iyi okuyan ve büyük sabır gösteren Sayın Kılçdaroğlu doğru yoldadır.