Kime hırsız denir?
Bir insana nasıl hırsız dersin ?
Bağımsız mahkemeye sunulan tertemiz belgelerle ispatlanır ve tescil edilirse.
İş hayatı olsa da para kazanmamış vergi ödememiş.
Daha sonra siyasete girmiş.
Ne olmuş?
Hayatı boyunca kamu görevi yapmış, maaş almış, meclis üyesi olmuş, belediye başkanı olmuş, milletvekili olmuş, başbakan olmuş ve hayatı boyunca bu görevlerin dışında hiç bir şey yapmamış.
Aradan yıllar geçmiş evi kiradayken, cebinde beş kuruş para yokken çooook ama çooooook zengin olmuş.
Türkiye’nin en zenginleri arasına girmiş.
Öyle bir zenginlik ki, rakamlarla bile ifade etmek uzmanlık ister.
Kim bunlar diyeceksiniz, o kadar çoklar ki pislik kaynaklı kokuları ülkenin dağını taşını sarmış durumda.
İşte bu tür insanlar hayatı boyunca kamudan maaş almak dışında hiç bir ticari faaliyeti olmadan ve mahkeme kararı da olmasa da biz bunlara hırsız diyoruz.
Belki on kere yazdım.
1983 yılından bu yana görev yapan belediye başkanlarına, meclis üyelerine, başkan yardımcılarına, imar komisyonunda görev yapanlara ”nereden buldun” diye sorulsun bunların %90′ ı hapse girer. ( Zekeriya Temizel’i saygıyla hürmetle selamlıyorum.)
Bu cümleyi çok iddialı söylüyorum çünkü bu sürecin içinde sürekli olayların içindeydim.
Bu gün diyorlar ki ”İmamoğlu hırsız.”
İmamoğlu’nun ticari geçmişi var, malı mülkü dedesinden, babasından ve kendisinin belediye başkanı olana kadar serbest piyasada kazandığı paralar.
Eğer belediye başkanı olduktan sonra şahsi serveti artmışsa, şirketi çok büyümüşse, kamudaki gücüne dayanarak işini arttırmışsa çok rahat İmamoğlu’na da ”hırsız” demekten kaçınmam.
Dedesinden bu yana edindiği mallara el koydular canları sağolsun zamanı gelir geri alınır.
Bu arda İmamoğlu’nun kamudan bin lira çaldığını dürüstlüğüne inandığım bir dostumdan veya mahkeme kanalıyla (elbette bağımsız mahkemeden söz ediyorum.) duyayım parti üyeliğinden o dakika istifa ederim.
Ecevit’le çalıştım cümle kurmaya gerek yok onu sevmeyenler bile dürüstlüğüyle övünür.
Politik yanı bir yana tertemiz bir insandı.
Deniz Baykal’ın hırsızlığını duymadım, Kılıçdaroğlu tertemiz bir adamdı herkes kabul ediyor.
Özgür Özel’in geçmişini biliyorum tertemiz bir geçmişi var.
Geleceğini ise kendi belirleyecek ya lider olacak ya da kaybolup gidecek.
Yaşam biçimini Ecevit’e benzetiyorum.(Politik olarak Ecevit ulusal solcuydu, Özel ise yönü sola ve sosyalizme dönük.)
Şu da biline… Tam on beş yıldır izlemediğim yandaş fonlanmış basın akşama kadar kime hırsız diyorsa o benim için dünyanın en temiz, en muteber insanıdır.
Son bir anı:
Bülent Ecevit odasında otururken (1997 yılı) sekreteri olan Derya Gödek’i (Son dönmede de Kılıçdaroğlu’nun sekreterliğini yaptı.) arar ve kalem ister.
Derya hanım bir avuç kalemi masasındaki kutunun içine koyar.
Ecevit koltuğundan kalkar ve ”borcum ne kadar” diye sorar.
Kalemlerin parasını öder.
Neden?
Çünkü Ecevit partide yediği yemeğin, kullandığı kalemin, içtiği çayın parasını cebinden verirdi.
Ve derdi ki, ”Bana devlet maaş veriyor(milletvekili) bu partiye devlet yardımı yapılıyor bu kamu malıdır benim bunu ödemem gerekiyor”
Huuuuu ey utanmazlar, devleti soyanlar, kamu malını yiyen tosuncuklar, halkın iliğini kemiğini sömürenler duydunuz mu ?
Ondan sonra din iman edebiyatı.
İnandığınız dini bile batırdınız haberiniz yok.