Haziran 10, 2024

Kırk yıllık arkadaşlarla buluşmak.

ile mehmet yüceer

1984 -1985 yıllarında askerliğimizi yaptığımız Elazığ İnşaat Emlak müdürlüğünden arkadaşlarımızla Bahtışen -Gültekin arkadaşımızın İzmit’te bulunan evlerinde iki gün misafir olduk.

Cumartesi günü akşamında yemekte Nevzat ve Sacide’nin yanı sıra Gölcük’te oturan Sami arkadaşım da eşi Fatma hanımda katıldı.

Elbette tam kırk yıl sonra askerlikten, ülkenin içinde bulunduğu sosyal, siyasal durumundan bahsettik.

Şunu gördüm ki kırk yıl önce askerken ve çok gençken yüz mimiklerimiz, davranışlarımız, gülüşümüz, olaylar tepkimiz ve de insan ilişkilerimiz değişmiyor aynı kalıyor.

Gültekin olayalara daha ciddi ve temelden ve ana sebepler üzerinden yaklaşmayı severdi hala aynı bakış açısını koruyor.

Sami gençliğinde de barışçıl ve güler yüzünü aynen koruyor.

Nevzat ise o gün de az konuşurdu, derin tahliller yapmayı sevmezdi, hayata lay-loy- lom bakardı.

Bu huyundan dolayı da genç kalmayı başardı.

Karşısına çıkan olaylara çok ciddi yaklaşmazdı, her olayda çok sabırlı olmayı becerirdi bu günde aynı durumunu koruyor.

Bütün bunları neden yazdım?

Bilimsel olarak da böyle insanın değişimi ve dönüşümü yirmi yaşından sonra çok kolay olmuyor.

Elbette ben nasılım onu bilmem mümkün değil.

Ancak sevgili arkadaşlarımızın bu konudaki yorumlarından nasıl olduğumu anlamam mümkün.

Asker arkadaşlığı ve de kırk yıl süren arkadaş olma duygusunu korumak ve hala ortak değerlerde buluşmak elbette mutluluk verici.

Ayrıca eşlerimizin de kırk yıldır arkadaşlık ortak duygularında var olmaları da takdir edilecek bir durum.

Sonuçta bu günkü bunalımlı sosyal ve ekonomik şartların egemen olduğu, değerlerin erozyona uğradığı bu ortamda hala bir arkadaşa gitmek ve duygularda ortaklaşmak bizim açımızdan mutluluk verici.

Sonuçta Sami İnşaat mühendisi, Gültekin makina mühendisi, Nevzat Elektrik mühendisi olarak kırk yıl çalışmış, çocuklarını sosyal yaşamın içinde faydalı insanlar olarak yetiştirip katmış ve de hiç kimseye muhtaç olamayacak ekonomik bağımsızlıklarıyla bu gün dimdik ayakta kalmış olmaları da arkadaşlarım adına guru verici bir durum olmalı.

Ayrıca Bahtışen arkadaşımızın resim, sanat ve ebru sanatı üzerine ürettikleri eserlerde onun açısından ve bizler açısından gurur verici bir durum.

İşte bu duygularla İzmit’in sekiz kilometre uzağında 400 metre rakımlı orman içinde bir alanda ve güzel bir arkadaş konutunda iki gün birlikte olmak ve çeşitli konularda konuşup duygu ortaklığı yapmak mutluluk verici bir durum.

İşte bundan dolayı ilk okul, orta okul, lise, üniversite ve de askerlik arkadaşlarımızı lütfen unutmayın.

Şahsen benim yedi yaşımdan bu saydığım her aşamada ”merhaba” dediğim arkadaşlarım var.

Hala onlarla bazen böyle yüz yüze, bazen de telefonla, bazen sosyal medya yoluyla iletişim içinde oluyorum.

Elbette bu görüşmelerde ki arkadaşlarımla ortak noktamız sosyal, siyasal ve de hayata bakışımızdaki ortak paydaların çok kuvvetli olması.

Arkadaş olmakta bu ortaklaşmalardan doğan bir durum değil mi?

İşte bu duygularla asker arkadaşlarımızı görmek, konuşmak, duygularda ortaklaşmak adına mutlu olduk.