Kızılay holding A.Ş.
AKP iktidarı yola çıkarken ”Devleti küçülteceğiz ” demişti.
Kızılayın 2018 yılında holding olmasıyla Kızılay devletin yani şefkatli devlet babanın bir kurumu olmaktan zaten çıkmıştı.
Çünkü Kızılay eskiden devlet babanın eli koluydu, şefkatli eliydi.
Şimdi ise vahşi kapitalizmin kar amaçlı çalışan acımasız bir kurumu.
Vahşi kapitalizmin acımasız liberal vahşi kapitalizmin temsilcileri devlet küçülecekse Kızılay da özel sektör gibi çalışmalıydı diyerek bunu yapmışlardı.
Bu durumda Kızılayın AHBAP derneğine ve Eczacılar Odasına çadır satmasına millet neden şaşırdı anlamdım.
Sarayın danışmanı daha bundan on beş gün önce ”Ben bu Kızılaya bırakın para vermeyi kan bile vermem” dediğini herkes atladı.
Birisi de dönüp Murat Bardakçı sen neden böyle konuştun diye soran olmadı.
Aslında Murat Bardakçı Kılzılayın iç yüzünü bildiği için böyle konuşmuş olabilir.
Bu durumda Kızılay bir holding ise Kızılayın halktan para toplaması etik değil.
Bunun gündem getirilmesi ve tartışılması gerekiyor.
Kızılayın halkın en önemli hazinesi olan kanını toplaması doğru değil.
Kızılay Holding ise kamuyla bütün ilişkisini kesip elindeki öz kaynakları kamudan satın alıp yoluna devam edebilir.
Yaptıkları ve çadır satması çok büyük tepki aldı ama bu konunun esas boyutu hukuki kısmı.
Gene söyleyelim bu günlerde herkes not tutuyor iktidar talebi olanların Kızılayın bu durumunu da not almalı.
Hukuk önünde elbette bağımsız özgür hukuk önünde hesap sormalıdır.
——————————————————————————————————————–
“Ben Hatay’da doğdum. Evet ben Alevi doğdum. Arkadaşımın başı derde girdi, Sünni oldum. Ninem gibi sevdiğim komşum öldü, cenazesine kiliseye gittim, Hristiyan oldum. Evimize misafir geldi, yemeğimi yedi, onlarla Yahudi oldum. Kürtçe şarkılar söyledim. Sünnice halaylar çektim. Hristiyanca dualara ortak oldum. Aslında ben sadece insan oldum. Çünkü ben Hatay’da doğdum. GÖKHAN ZAN….
——————————————————————————————————————–
Gözlerinden öpüyorum koca yürekli büyük insan.M.Yüceer.