Komünistler ezildi.
1970 yılında orta kul ikinci sınıftaydım ve 1971 yılında askerlerin 12 mart muhtırasını hatırlıyorum.
O yıllarda ortalıkta dolanan en büyük korku şuydu.
Komünizm geliyor, kızıllar ülkeye hakim olacak.
Bu ülkenin en talihsiz insanları bu ülkenin komünistleri olmuştur.
Komünistlerin macerası 1913 yılında başlar 1920 yılında TKP kurulur ve o gün bu gündür memleketin insanına komünistler geliyor ve komünizmin ne kadar kötü bir şey olduğu anlatılır.
Bir anımı anlatmak isterim.
1976 yılı Karadeniz Teknik Üniversitesi Matematik mühendisliği bölümüne ön kayıt yaptırmak için İstanbul’dan uçakla Trabzon’a gittim.
Henüz on sekiz yaşındayım ve Üniversitenin önüne doğru yürürken bir kaç genç yanıma yaklaştı ve dedi ki ”kayıt yaptıracaksan biz sana yardımcı olalım.”
Ben de inandım evraklarımı verdim ilgilendiler işlemlerim yapıldı.
Çıktık dediler ki ”Senin yatacak yerin yoktur yurt bulalım.”
Onlarla birlikte şehre doğru yürüdük ve bir binaya girdik.
Binaya girdiğimde benim jeton düştü.
Ülkü ocaklarına gelmiştik ve yere yakın taburelere oturduk ekmek arası bir şeyler yedik çay içtik.
Benimde o günlere kafamda oluşan bir siyasal düşünce şekillenmişti.
Kendimi bilinçli olmasa da solda ifade edebiliyordum.
Okullarda kim kimin eline düşerse bir daha kurtuluş söz konusu değil.
Orada bana komünizmin ne kadar kötü olduğunu anlattılar.
Örnekleri şuydu.
İçlerinden birisi ben Sovyetler birliğine gittim, orada gözlerimle gördüm.
Aileler kızları yetişkin hale geldiğinde nasıl ki bahçedeki elmanın veya meyvelerin tadına ilk bahçe sahibi bakıyorsa oradaki komünistler de kızlarının tadına bakıyorlar.
Orada namus diye bir şey yok, kim kimin karısını istiyorsa kapıya şapkasını asıyor işini bitirene kadar kadının kocası onu bekliyor gibi absürt akıl dışı kara propaganda yapıyorlardı.
Elbette o ortamda okuyamayacağımı analdım.
Onlara dedim ki ”Benim Trabzon da teyzem var ona gideceğim bu gece onda kalırım yarın burada buluşalım” ve oradan ayrıldım.
Oysa teyzem yoktu yalan söylemek zorunda kalmıştım.
Hemen bir postane buldum ve postanede adımı yazdırdım babamın telefonun verdim.
Bir süre sonra İstanbul bağlandı babama dedim ki ”baba ben burada faşistlerin eline düştüm burada okumam kalmam mümkün değil, ben gece otobüsüyle İstanbul’a dönüyorum.”
Babam Adalet Partiliydi ve Demirel hayranıydı.
Bana ağzına geleni söyledi, ülkücüler iyi çocuklardır kal falan dedi.
Elbette onu dinlemedim Otobüs garajında İstanbul otobüsü yoktu, Ankara’ya bilet aldım oradan da İstanbul’a döndüm.
Bir yıl bekledim bir yıl sonra Yıldız Üniversitesi İnşat mühendisliğini kazandım.
Neden bunu anlattım?
İşte komünizm öyle anlatılıyordu komünist olmak vatan hainliğiyle namussuz olmakla eşdeğerdi.
Nihayet 14 mayıs 2023 seçimlerine girdik ve TKP 63.000 oy aldı oy oranı %0.12.
Yani tam yüz yıldır komünizm geliyor komünistler kızıllar ülkeyi işgal ediyor diye komünist yazar, çizer, bilim adamı ve aydınlara kan kusturan, vuran, öldüren işkence yapan bu sistemin pislik yüzü bir kere daha ortaya çıktı.
Oysa komünizmin falan geldiği yoktu tamamen sanal korkular üzerinden sermaye ve egemen güçler sömürü düzenini sürdürmek için halkı kandırıyordu.
Tıpkı bu gün gibi halkı nasıl kandırıyorlarsa aynen öyle.
Şimdi de PKK diyorlar, din elden gidiyor diyorlar, terör diyorlar ve halkın korkularını körükleyerek soygun düzenini devam ettiriyorlar.
Kısacası tam 73 yıldır aynı filmi tekrar tekrar halkın önüne koyuyorlar ve tekrar tekrar seçim kazanıp soyguna devam ediyorlar.
Ey soyguncular seksen beş milyon nüfus içinde 63000 adet! komünist seçmenimiz var korkmanıza gerek yok tam yetmiş üç yıldır sürdürdüğünüz soygun düzenini devam ettirin ve halkı soymaya devam edin.
Soyan memnun soyulan memnun hala sopayı yiyen de komünistler, sosyalistler ve demokratlar.