Komünizm mi şeriat mı ikilemi…
Yıllarca tam yetmiş yıl komünizm bu kış gelecek, komünizm çok kötü, diyerek komünizm ve komünistler üzerinden ülkenin siyaseti dizayn edildi.
Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra komünist partisinin kurulmasına izin verildi.
Tam yetmiş yıl komünistler üzerinde ülke siyasetini dizayn eden egemen güçler komünistlerin ilk seçimde %1 civarında oy alınca yetmiş yıllık yalanları kabak gibi ortaya çıktı.
Şu anda komünistlerin bir çoğu hala ağız dolusu ”ben komünistim” diyemiyor.
Çünkü yetmiş yıllık baskı, korku, katliamlar işkenceler iliklerine kadar işlediği için rahatlamış değiller.
Yürekli bir kaç arkadaşımı tanıyorum ve sosyal medyasında ben komünistin diyebiliyor.
Ülkede 1950 yılından beri takiye yapan iki yüzlülük yapan şeriatçılarında açık açık ben şeriatçıyım diyerek şeriat partisini kurmalarının zamanı gelmedi mi?
Çünkü şu anda her yerde ”şeriat isterim” diye haykıran insanları görüyoruz.
Bu ülkede devrim yoluyla şeriat getirmeniz mümkün olmadığına göre seçim yoluyla şeriat getirmeye çalışın ve partinizi kurun.
Diyorsanız ki ”bizim partiye ihtiyacımız yok ”elhamdülillah ben şeriatçıyım” diyen ve şeriat hedefleyen bir Cumhurbaşknımız var.
Oysa o Cumhurbaşkanı her yerde şeriatçı adaylar çıkaramıyor.
Batı illerinde laik seküler adaylar çıkarıyor, doğu illerinde dinci Kürtçü adaylar çıkarıyor.
Her bölgenin şartlarına göre hareket ediyor.
Yani ”elhamdülillah ben şeriatçıyım” diyen Cumhurbaşkanının derdi şeriat getirmek değil otuz yıldır ülkenin her şeyini eline geçirmiş olmanın devamını sağlamak.
Bunun içinde şartlara göre hareket etmeyi en azından aday üzerinden yapıyor.
Bundan dolayı ey şeriatçılar sayın Erdoğan’a güvenmeyin yüreğiniz yetiyorsa kurun şeriat partisini girin seçime boyunuzun ölçüsünü alın.