Temmuz 14, 2024

Kör kuyunun kenarında.

ile mehmet yüceer

Bir akrabamla konuşurken İŞİD, HAMAS terörist anlamında cümleler kurduğumda bana çok net şunu söyledi.

”Başkan yanlış düşünüyorsun Müslümanım diyen terörist olmaz.”

Bu durumda ne anlatabilirsin ki…

Başlasan anlatmaya Müslümanım diyerek kimlerin kelle kestiğini, adam yaktığını, İŞİD’ in Vahabi- Selefi İslam anlayışıyla hangi katliamları yaptığını anlatsan adım gibi eminim ”Onlar Müslüman değil” diyecekler.

Gene desen ki şeriat iyi bir rejim değil çünkü kadın hakkı, insan hakkı, eşit paylaşım bölüşüm yok.

Cariye müessesesi orada duruyor.

İşte şeriat uygulayan ülkeler diye o ülkeleri örnek versen şeriat adına neler yaptığını anlatsan gene dönüp san diyecek ki ”o rejimler şeriat değil.”

Peki şeriat nedir diye sorsan kesinlikle iki cümle kurup açıklama yapamayacaktır.

Oysa bu gün dünyanın şeriat olduğunu iddia eden her ülkesinde farklı farklı şeriat uygulaması mevcut.

Her ülkenin şeriat uygulamasının esin kaynağı da Kuran ve sonradan uydurulan hadisler, Kurandan İslam’ın yerel uygulamalarından kaynaklanan modeller.

Hepsinin anayasası Kuran yönetmelikleri ise uydurulmuş iki yüz elli bin olduğu söylenen hadisler.

Peki bu güne kadar 57 tane İslam ülkesi içinde şeriat uyguladığını söyleyen ülkeler ekonomide, sanatta, edebiyata, bilimde, üniversite de, temel insan haklarında, kadın haklarında neden yerlerde sürünüyor?

Suudi Arabistan da bu gerici çağ dışı düzenden geri dönüş başladı.

Batı tipi laik seküler bir yaşama doğru radikal kararalar almaya devam ediyor.

Neden 57 tane Müslüman ülke gavur! Almanya kadar ekonomik artı değeri ortaya çıkaramıyor?

Sebebi ne olabilir?

Evet esin kaynaklarına ve o esin kaynağının yanlış yorumları ve çağ dışı İslam anlayışı olabilir mi?

Maalesef İslam ülkeleri hiç bir zaman bu özeleştiriyi yapamadı, yapanlara da fırsat vermedi.

Bu yol yanlış bu yoldan kalkınma, insan hakkı, kadın hakkı çıkmaz diyenler ise ya hapse atıldı ya öldürüldü.

Bu günde aynı çıkmazla karşı karşıyayız.

En son Merdan Yanardağ’ın yazmış olduğu ”Kutsal Kısır Döngü” kitabı ve daha öncede bir çok yazarın yazdıkları Müslümanların yirmi birinci yüz yılda içine düşmüş olduğu kör kuyunun sebeplerini, neden ve niçinleri de sorarak sorgulayarak açıklanmıştı.

Yazmışta ne olmuş direseniz hiç bir şey olmaz demek doğru değil.

Çünkü hadis Müslümanlığı bütün İslam ülkelerini kör cehaletin, gericiliğin bataklığına sokmuştur.

Bu gün bizim ülkemizde bu kör kuyunun kenarındadır.

Ülkeyi yönetenler ve en son Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ülkenin gençlerini, çocuklarını o kör kuyuya sokmak için büyük bir çabanın içine girmiştir.

Belki de Laik Demokratik Cumhuriyetin tabutuna son çiviyi çakacaktır.

Kör kuyunun dibinde olan tarikatların yanına bütün çocuklarımızı ve eğitim gören herkesi sokmak istiyorlar.

CHP’ nin bu tehlikeyi halka anlatması için farklı bir siyasetin içinde olmasının zamanı geldi geçiyor.

Bu gün en büyük tehlike ekonomik kriz değil Vahabi- Selefi İslam anlayışının ülkemize dayattığı hadis Müslümanlığıdır.

Bu kör kuyuya düşmeyi önleyecek tek umutta CHP ‘dir.

TBMM’ nin de bu konuda yapacak bir görevi işlevi kalmamıştır.

Çünkü orası artık tek parti ve tek adam rejimin onay merciidir.