Korkuyorum diyenler…!
Sayın Prf. Nuray Mert (Geçmişte yaptıkları ayrı bir konu) ”Korkuyorum” diyerek yazı yazmayı bırakınca bu yazıya esin kaynağı oldu.
Ne diyelim, korkusundan arınıp tekrar yazmaya başlaması en büyük arzumuz.
—————————————————————————————————
Korkmak insanlığın ortaya çıktığı günden bu yana vardır.
İnsan bilmediği, anlamadığı, görmediği, çözemediği konulardan çok korkar.
Örneğin ilk insan doğa olaylarının nedenlerini bilmediği için ay ve güneş tutulmasından, yıldırımdan çok korkmuştur.
Hatta bu korkudan dolayı güneş ve aya tapmıştır.
İspanyol komutanın Aztekleri ve yerli halkı korkutmak için önceden bildiği güneş tutulmasını nasıl kullandığını ve ellerindekini aldığını okuyanlar bilir.
Erich Von Daniken ”Tanrıların arabaları” ve bu seride yazdığı kitaplarda ilkel kavimlerin ilk defa önlerine inen helikoptere nasıl tanrı diye taptığını anlatır.
Antik Mısır da Firavunlar tanrı korkunun halktaki etkisini gördüğü için bazı firavunlar ”Ben tanrıyım” diyebilmiştir.
Avcı toplayıcı toplum düzeni tarım toplumuna evrilince mülkiyet sorunlarını çözmek, egemenlerin, sömürgenlerin işini kolaylaştırmak için tanrı korkusuna dayalı din anlayışı ortaya çıkmıştır.
Tek tanrılı dinlerin esin kaynağı olan Sümer çok tanrılı inancı ve daha sonra ortaya çıkan tek tanrılı dinler korkuyu sürekli öne çıkarmıştır.
Babil kralı Hammurabi ilk defa tek tanrı inancı olan Marduk tek tanrı inancını ortaya koymuştur.
Daha sonra insanlık bu korkuların bilimsel açıklamalarını yapınca bu tür korkular azalmıştır veya bitmiştir.
Örneğin dinlerin ortaya attığı Allah, cin, şeytan, cehennem korkusunun bitmemesi için egemenler ve sömürgeciler bu korkuyu teşvik etmiş bundan dolayı da korku bazı toplum kesimlerinde hiç bir zaman yenilememiştir.
İslam inancıyla Şamanizmin ortak paydası olan Alevilik Bektaşilik düşüncesi Allah korkusu yerine şaman ağırlıklı bir anlayışla Allah sevgisini öne almıştır.
Bu anlayışın öncüleri de Ahmet Yesevi, Yunus Emre, Mevlana, Pir Sultan, Hacı Bektaşi Veli olmuştur.
Anadolu islamı da denilen Alevilik ve Bektaşilikte islamın önerdiği bütün korku ritüellerini kenara koyup Şamanizmin hümanist yanını öne çıkarmıştır.
Korkuları olmadığı için Anadolu aleviliği bilimde, sanatta,müzikte, edebiyatta ve akılla yapılan diğer işlerdede çok başarılı öncüler çıkarmıştır.
Osmanlının kalkınma dönemi Alevi Bektaşi islam anlayışyla olmuştur.
Osmanlının gerilemesi ve batışı ise sünni islam, Nakşibendi tarikatı ve korkuya dayalı din anlayışı sayesinde olmuştur.
Yeni çeri ocağına katılan devşirme askerlerin yenin töreni Topkapı sarayında yapılırken Hacıbektaş dergahından Alevi postnişini gelmeden yemin töreni yapılamazdı.
——————————————————————————————————————–
Sümerlerden bu güne tam 6000 yıldır bu korkular insanlığın beyninde mıh gibi çakılıdır.
Bu korkular dinler ortaya çıktığından bu yana halkı sömürmenin en büyük aparatı olarak kullanılmıştır.
Çünkü görmüyor, gücünü tarif edemiyor ve bu durumda da yüz yıllardır korkusu hiç bitmiyor.
”İnsan gördüğü şeyden korkmaz” fikri de bundan dolayı söylenmiştir.
Tarihin akışı içinde sömürgenler, halka ihanet edenler, halkı soyanlar elleri mahkum baskıcı iktidarlar kurmuşlardır.
Din sınıfı da her zaman bu sömürgenlerin verdikleriyle yetinmiş, halkın daha iyi sömürülmesine de hizmet etmişlerdir.
Halkı soyanlar ve sömürenler ise korkuyu yayan uygulamalar yapmaktan başka çareleri kalmamıştır.
Bu yapı devlet gücünü eline geçirerek kendine karşı olanlara karşı her zaman baskı ve zulüm yapmıştır.
Devlet aslında halkın gücüdür.
Devletin gücü egemenlerin elinden gittiği ve halka geçtiği anda o korktuğun yapı veya kişi bahçedeki tavuk kadar etkisiz ve çaresiz hale gelir.
Devlet benim diyen, bunun farkına varan halkları ise yüzyıllardır hiç bir güç durduramamıştır.
Bundan dolayı baskıcı iktidarlar sürekli ”Ben devletim” der sürekli devleti yüceltir.
Buna Allah korkusu ve dini de ekleyerek sömürüsünü daha kolay hale getirir.
Bu durum bütün dinlerde aynıdır.
Okuyanlar bilir Martin Luther engizisyonda yargılanırken halkın papazlar tarafından yaratılan din sömürüsüne ve korkusuna karşı cehennem korkusunu halkın kafasından silmek için cehennemi satın almış ve halkın önüne çıkıp ”Artık korkmanıza gerek yok cehennemi ben satına aldım” demiştir.
Bundan dolayı egemenler ve halkı sömürenler devleti kullanarak halka korku salar, saldıkları korkunun kat ve kat fazlasıyla da kendisi korkar.
Çünkü elinde tuttuğu devletin onun olmadığını, halkın olduğunu ve bir gün bu gücün elinden kayıp gittiğinde tavuk gibi ortada kalacağını bilirler.
Bu durum dünyanın bütün baskıcı rejimlerinde böyle olmuştur.
Bu baskıcı rejimlerin devlet gücüyle beslediği savunucuları basında, bürokraside ve devletin beslediği bir çok alanda olmuştur.
Onların savunduğu baskıcı güç ( Kişi veya kurum) ortadan kalktığında, bahçedeki tavuk kendisine sığınacak bir kümes bulurken, onu savunanlar, yıllarca halka savunduğu kişi adına küfredenler, hakaret edenler kümes bile bulamayıp halkın önüne çıkıp ”Affedin bizi” diye yalvar yakar olmuşlardır.
———————————————————————————————————–
Uzun yıllar bilgi edindiğim kaynaklar………………………………………………
Osmanlı Devlet Tarihi… Joseph Von Hammer.
Kuran,İncil ve Tevrat’ın Sümer’de ki izleri…Muazzez İlmiye Çığ.
Kutsal Kitapların Kaynakları I -II- III…Turan Dursun.
Tanrının Tarihi…Karen Armstrong
Mezopotamya Mitolojisi…Samuel Noah Kramer.
Şeriat ve Kadın…İlhan Arsel.
Osmanlı Tarihinde Efsaneler ve Gerçekler…Halil İnalcık.
Türkiye’nin Düzeni…Doğan Avcıoğlu.
Hititler ve Hattuşa…Muazzez İlmiye Çığ.
Türklerin Tarihi…Jean Paul Roux
Tanrı Yanılgısı…Richard Dawkins.
Modernleşen Türkiye’nin Tarihi…Erich Jean Zurcher
Tanrıların Çocukları…Tanrıların arabaları…Erich Von Daniken.
Bu Düzen Değişmelidir…Bülent Ecevit.
Sapiens…Yuval Noah Harari.
Nasıl Müsklüman olduk…Erdoğan Aydın.
Ulusların Düşüşü…Daron Acemoğlu…James A.Robinson.
Alevilerin Siyasal Tarihi…Necdet Saraç.
İnsanlığı Nasıl Bir gelecek Bekliyor…Server Tanilli.