Laik Demokratik Cumhuriyet bitti mi?
Ülke öyle bir noktaya geldi ki, neye karşı çıkarsan karşınızdakiler din ve kuranla karşınıza çıkıyor.
Ben insanların dindar olmasından, inanmış olduğu Tanrıya/Allaha karşı görev yapma isteklerine ve duygularına sınırsız saygım var.
Ailemde de çevremde böyle yaşıyor, böyle davranıyorum.
İnsanların bireysel din özgürlüğüne ne kadar saygın varsa, dini değerlerin bir devlet modeli olmasına da o kadar karşıyım.
Yani siyasal İslamın bu güzel ülkede iktidar olmasına karşıyım.
Bu günkü iktidar modeli, siyasal İslam kurma hedefi olan kadroların iktidarıdır.
Onların hedefi öyledir ve çok netleşmiştir fakat Laik Demokratik Cumhuriyetin bir çok kurumu ve buna sahip çıkan halkın büyük çoğunluğu da dimdik ayaktadır.
Siyasal İslamın uygulama hedefleri olan,
Kadınların recm edilmesine,
burkaya girmesine,
eğitimden uzak olmasına,
sosyal yaşamdan uzak kalmasına,
kadın mirastan bir alırken erkeğin iki almasına,
kadının iki erkeğin bir şahitliğine karşıyım.
Kadın çalışamaz evde oturmalı diyenlere karşıyım. (İmamoğlu’nun yüz elliye yakın kadına belediye otobüslerinde görev vermesini ve de kadını her alanda işe davet etmesini alkışlıyorum)
Kadının köle olarak satılmasına karşıyım.
Kadının erkeğin ayrı oturmasına, ayrı toplantılar yapmasına karşıyım.
Erkek egemen bir anlayışın ve kadını erkeğin kölesi gibi gören ve de din diye dayatılan anlayışa karşıyım.
Bunları söyleyince, bunları yazınca ”Bunlar kuranın ve dinin emri, sen bunlara karşıysan sen dine ve kurana da karşısın” anlamında karşı görüşlerin yüzümüze çarpıldığını görüyoruz.
Olayı bu hale getirenlerin istedikleri karşısındaki insanları ”Evet ben din ve kuran böyle diyorsa ben dine ve kurana karşıyım” noktasına taşımak.
Oysa cevap bu değil.
Bu gün Laik Demokratik özgürlükçü Cumhuriyet modelinde dinler ve farklı inançlar olmalı, özgürce yaşamalı fakat dinler ve farklı inançlar devlet yönetmek için devlet olmak istiyorsa ben buna karşıyım.
Çünkü örnekler ortada dinlerin devlet olduğu ülkelerin hangi perişanlık ve cehalet bataklığına düştüğünü açık seçik görüyoruz.
En son Afganistan örneği canlı bir laboratuvar olarak önümüzde duruyor.
Yani ülkeyi öyle bir hale getirdiler ki ”Sen diyanet işleri başkanının Yargıtay toplantısında dua etmesine karşı çıkmakla dine, kurana ve duaya karşı çıkıyorsun, sen din düşmanısın.”
Siyasal İslamcılar, dinci bir devlet yapısı oluşturmak isteklerine karşı çıkanları susturmak için bu şekilde konuşarak onların susmalarının önüne din ve kuranı koymaya çalışıyorlar
Laik Demokratik özgürlükçü Cumhuriyeti savunalar Siyasal İslamcıların bu oyununu bozmalıdır.