Temmuz 2, 2021

Madımak oldu m’ola…

ile mehmet yüceer

Bizim çocukluğumuzda köyümüz Sivas -Hafik ilçesine bağlıydı.

Bu gün Tokat -Almus ilçesine bağlı.

Bizim bölgemizde madımaklar yeşerdiğinde hayatın canlılığın ve de yaşam sevincinin de başladığı günler olarak algılanırdı.

Orta Anadolu da yaygın olarak doğa da kendiliğinden biter ve mart ayı içinden haziran ayına kadar bulunur.

Madımak, kırsal kesimde fakirliğin, yoksulluğun yaygın olduğu dönemlerde kıştan çıkışın, baharın başlangıcının ve de fakirin gıdası olarak imdadına yetişen bir bitkidir.

Madımak kelimesi Ermenice ”madideğ” kelimesinden türemiştir.

Yüzlerce yıl boyunca her etnik kökenden insanın beraberce yaşadığı Anadolu coğrafyasında bitkilerin isimleri de kardeşçe ortaklaşmıştır.

Akad dilinde ve Sümer dilinde suyun ilk çıktığı yere ”göz” denir.

(Kaynak..Samuel Noah Kramer…Mezopotomya Mitolojisi).

Bu gün Anadolu da hala suyun çıktığı ilk ağıza ”göz” veya ”gözme” denir.

Yani Anadolu kültürü ta M.Ö…3000 yılından Sümerlerden ve Akaddan Babilden bu günlere çok çeşitli kültürlerin dili, inancı ve farklılıklarıyla harman olmuştur.

Binlerce yıl madımak bitkisi kıştan çıkışın ve nefes alışın ilk beslenmenin umutları olmuşken, daha düne kadar mutluluk saçan türkülerimize kaynak olmuştur.

”Madımak oylum oylum” ”Madımak oldu m’ola” türküleri aklımıza geliyor.

Bu gün madımak denilince aklımıza ne geliyor?

Yangın, insanların diri diri yakılışı, ağzı köpürmüş insanlık düşmanı dinciler aklımıza geliyor.

Peki binlerce yıl farklı inançlar, kültürler, diller beraberce yaşamışken 2 temmuz 1993 yılında 35 insanımız neden yakıldı, buna benzer bir çok olay neden oldu?

Umudun adı olan madımak, insanın yakılmasının ve katliamın adı oldu.

Binlerce yıl Anadolu bir çiçek bahçesiyken her çeşit etnik kökenin inancıyla, örfüyle, diliyle beraber yaşamışken nasıl oldu da tek bir çiçeğin egemen olduğu kurak, durağan, sığ ve de ilkel bir coğrafya haline geldi?

Bunun nedeni çok uzun ama ben şunu biliyorum ki ırkta, inançta ve de kültürde tekçilik insanı ilkelleştiriyor, insanı insana düşman ediyor.

Bu gün İslamcı, dinci ve de Türkçü tekli anlayış binlerce yıllık çoklu kültürü yok etmek ve tekleştirmek için insanı insana düşman etmiştir.

İşte 2 temmuz 1993 madımak o güzelim bitki ve insanın umudu olan madımak tekçi ve ilkel bir anlayışa kurban edilmiştir.

Bugün hangi ağıtı yakarsan yak, yakılan insanların geri gelmesini sağlamıyor.

Her ağıt yangını daha da büyütüyor, acıları daha da tazeliyor.

Bugün bir çok etnik kökeni, farklı inancı bağrında barındıran binlerce yıl madımakla beslenen bu kültürler bu gün iki farklılığın bile bir arada yaşamasına engel ilkel bir Türkçülük ve dincilik akımının saldırısı altındadır.

Binlerce yıl, yüzlerce farklı çiçek, çeşitli renkleriyle Anadolu da kardeşçe yaşarken bugün iki çiçeğin bile bu güzelim bahçede beraberce yaşamasına tahammül edemeyen bir çiçeğin saldırısı altındadır.

Doğa da altı yüz elli çeşit etle beslenen bitki türü vardır.

İşte iki çiçekten birisi etle beslenen bir çiçek gibi diğerinin etini yemek ve o güzelim bahçede tek başına yaşamak için mücadele ediyor.

Madımak dedik nerelere geldik?

Oysa madımakta yananlar binlerce yıllık renkli kültürlerin ucuna tutunmuş renkli çiçekler gibiydiler.

Farklıydılar, çeşitli renkleri vardı.

İşte ilkel tek renk aşığı tipler bu farklılıklara ve güzelliklere tahammül edemediler.

Onları yok ettiler, yaktılar, etlerini yediler!

Ben 2 temmuz 1993 yılına kadar madımak ismini duyduğumda umut, yeni hayatın başlangıcı, nevruza yol açan, canlılık veren bir oluşum, insanın kıştan çıkan açlığına, yokluğuna çözüm ve de binlerce farklı rengin içinde var olan bir çiçek duygularına kapılırken, 2 temmuzdan sonra madımak içimde umutsuzluk acı ve de feryat figanı hatırlatır olmuştur.

Ne diyelim?

Binlerce yıl farklı renkteki çiçeklerin inatla, kardeşçe yaşadığı bu güzelim bahçeyi tekrar kuracak iradenin ve farklılıkların mutlaka bu coğrafyada tekrar yeşermesi ve insanımıza umut olması en büyük dileğimiz.

Madımak umut olsun tekrar orta Anadolu da yeşersin, canlansın ve de bir daha güzelim insanlar, insan olmayı becerememiş ilkellerin saldırısı altında olmasın.