”Muazzam Muazzez” adlı kitap.
Sümerler kendilerinden sonraki Babil, Akad gibi uygarlıkları etkiliyor.
Bunlar da daha sonra Tevrat’ı, Tevrat İncil’i, İncil de Kuran’ı Kerim’i etkiliyor.
Tek tanrılı dinleri incelediğimiz zaman aralarındaki paralelliklerin kökeninde ağırlıklı olarak Sümerlerin inanç ve yaşam biçimlerinin olduğunu görüyoruz.
Mesela Hz. Musa’nın On emri Sümerlerde var. (Hammurabi kanunlarında da var. Benim notum.)
Üstelik Sümer kanunlarının yazılı olduğu tabletlerin çoğu henüz çıkarılmadı bile !
Bu yüzden tam karşılaştırma yapamıyoruz ama çıkan tabletleri okuduğumuzda ne kadar çok benzerlik olduğunu saptamak mümkün.
”Anneye babaya saygı duyacaksın, öldürmeyeceksin, zina yapmayacaksın, komşunun karısına, malına göz dikmeyeceksin.” gibi kurallar Sümer kanunlarında aynıdır.
Yalnız Sümer kanunları daha insancıl, cezalarda göze göz, dişe diş yok.
Mesela Sümerliler kadınları bir tarlaya benzetmişler.
Aynı benzetme Tevrat ve Kuran’da da var. Kuran’ da kadınlarınız sizin için bir tarladır, tarlanıza nasıl dilerseniz öyle varın” diyor.(Bakara suresi 223.ayet.)
Sümer kralları, tanrıların yeryüzündeki vekili sayılıyordu.
Bu inanç Hıristiyanlıkta papaya, Müslümanlıkta halifeye geçerek sürmüştür.
Temizlik bizde olduğu gibi Sümerlerde de çok önemli.
Tapınağa giderken, dua ederken, kurban keserken temiz olmak gerekiyor.
Yani bir çeşit abdest…
Zina yapan kadınların taşlanması Sümerlerde var, Araplarda var, Tevrat’ta var ama Kuran da geçmiyor.(Benim notum: Recm kuranda yok ama Araplarda var, sebebi uydurulmuş hadisler.)
Sümerlerde 7 sayısı önemli.
7 gün geçmek,7 dağ aşmak,7 ışık,7 ağaç,7 kapı gibi…
Aynı şekilde Tevrat, İncil, Kuran’da da yedi sayısı bolca kullanılır.
Sümerlerde yeraltı dünyasının 7 kapsı var. (Benim notum: yeraltı dünyası Mısır antik medeniyetinde de var. Firavunların piramitlere gömülmesi yer altı inancının sonucudur.)
Sümer tanrılarını gökte toplandığı ”Duku” adında bir yerleri vardır.
(Benim notum: Eric Von Daniken ”Tanrıların arabaları ”ve diğer kitaplarında insanlığın uzaydan ve gezegenlerden dünyaya geldiğini 1969 ‘dan bu güne yazar.)
İslam inanışına göre de Allah 7 kat göğün üzerinde, arşta oturmaktadır.(Hud suresi 7.ayet,Furkan suresi 59.ayet,Secde suresi 4.ayet.)
Her üç dinde de insanın çamurdan yaratılmış olduğundan bahsedilir.
Sümerlerde de insanın çamurdan yaratılmış olduğundan bahsedilir.
Sümerlerde insanın çamurdan yaratılmış olduğu ayrıntılı biçimde anlatılır.
Ademin cennet bahçesine düşmesi ve eşiyle yasak meyveyi yiyip kovulmaları motifi Sümer efsanesine dayanıyor.
Bu hikaye önce Tevrat’a, sonra Kuran’a geçmiştir.
Yani kutsal kitaplar kendilerinden önce yaşamış insanların yarattıkları hikayeleri kendilerince dönüştürerek kullanmıştır.
Batı kültürü eskiden temelini Yunanlılara, dini de Tevrat’a dayandırıyordu ancak Sümerlilerin kültürü ortaya çıkmaya başlayınca ana kaynağın Sümerliler olduğu anlaşıldı.
O yüzden ”Tarih Sümer ile başlar” diyoruz.
Sümerlilere ait buluntular tarihi daha iyi anlamamızı sağladı.
Tufan hikayesi 1870 yılında yapılan kazılarda, Ninova’da bulunmuştur.
Ninova Dicle nehrinin doğusunda, Musul şehrinin hemen yanında bulunan Asur Devleti’nin başkenti.
Buradan çıkarılan ASURBANİPAL kütüphanesine ait bir tablette büyük bir tufandan bahsediliyor.
Gılgamış destanını oluşturan bu son hikaye ölümsüzlüğü arayan Gılgamış’ı, Nuh’un Babilce karşılığı olan Utnapiştim’i anlatmış.
Buna göre çoğalan insanların gürültüsünden rahatsız olan Tanrılar bir tufan çıkarmaya kara veriyorlar.
Fakat Bilgelik Tanrısı gizlice bir duvar arkasından Utnapişim’e durumu bildiriyor.
Gemi yedi günde yapılıyor.
Utnapişim gemiye akrabalarını, sanatçıları ve çeşitli hayvanları dolduruyor.
Tufan altı gün, altı gece sürüyor ve yedinci gün Nizir dağına oturuyor.
Bu hikaye Akad dilinde yazılmış ama içinde geçen isimler başka bir dile, Sümerlere ait.
Daha sonra yapılan araştırmada Tufan olayının Sümer dilinde şiir şeklinde yazıldığı ortaya çıktı.
Tanrılar insanlara kızarak 7 gün 7 gece sürecek bir Tufan yaratmaya karar veriyorlar.
”İnsanlığın tohumu yok olacak” deniyor.
Bir tanrı Ziusudra isimli birine tufanı haber veriyor geminin nasıl yapılacağı haber veriliyor.
İşte Ziusudra’nın karşılığı, Asurlarda Utnapişim, üç büyük dine göre ise Nuh peygamberdir.
Yani Tufan hikayesi Sümerden, Akad ve Babil’e, Babil’den Tevrat’a, Tevrat’tan İncil’e, İncil’den Kuran’a kadar değişip dönüşerek geliyor.
Bu güne kadar yapılan araştırmalar İbrahim Peygamber’in ve ailesinin hangi çağda yaşadığına dair herhangi bir kanıt yok. (Musa peygamberin ve Hz. İbrahim’in yaşamadığını, olmadığını Prf.Celal Şengör söylemişti. Dayanak olarak da ASURBANİPAL kütüphanesinden çıkan kayıtlara dayandırıyordu. Bundan dolayı kendisine dava açılmıştı. Fikir özgürlüğü kapsamında beraat etti.)
Bu fikirler akademik özgürlüğün olduğu batı ülkelerinde 1870 yılında Asurbanipal kayıtları bulunduğundan bu yana konuşulur. Biz de ise bunlar henüz açık net ve de baskısız bir şekilde henüz konuşulamıyor.
Batı ülkelerindeki bilimsel çevreler İsa diye birisinin de olmadığını en az altmış yıldır yazarlar.
Hatta bunun belgeseli bile yapıldı.
Muazzez İlmiye Çığ ilk kitabını 80 yaşında yazıyor ve bu güne kadar 24 adet kitap yazıyor. Sedef Kabaş ”Muaazam Muazzez” adlı bir kitap yazmış gerçekten çok güzel Muazzez İlmiye Çığ’ın 105 yıllık yaşamını özetlemiş.
Yukarıdaki bilgilerin tamamı ”Muazzam Muazzez” kitabından alınmıştır. Fikirlerimi aralara serpiştirmeye çalıştım.