Haziran 2, 2021

Oportünist ilçe siyaseti.

ile mehmet yüceer

İl ve ilçe siyasetinin içinde olan arkadaşlarımız bu konuyu iyi bilir.

İlçe kongrelerinde adaylar çıkar.

Yarışın ve demokratik katılımın olduğu CHP’ de özellikle bu durum çok yaşanır.

Diğer partilerde bu tür yarışların olmadığını ilçe siyasetinin içinde olan herkes bilir.

İlçe başkanlığına adaylar çıkar, adayları destekleyen ilçenin üyeleri, parti sempatizanları oluşur.

Biz buna ”Ekipler oluştu” deriz.

Yarış sırsında her ilçe başkanı adayının ekipleri oluştuktan ve netleştikten sonra öncü olan arkadaşlar ve ilçe başkan adayı, yönetim kurulunu oluşturmak ister.

İlçe delegelerinden ve üyelerden il delege listesini yapar varsa ilçe disiplin kurulu ve denetleme kurulları oluşur.

Bu yolculukta ekiplerin duruşu netleşir ve partinin ilçe başkanlığı ve kazanması halinde neler yapacağını deklere eder, manifestosu açıklanır.

Bu durum ilçe başkan adayları etrafında netleşirken, bir de bu durumdan istifade etmek isteyen siyasi duruşu ve netliği olmayan tipler vardır.

Onlar her ekibin içine girer ”Seni destekliyorum der” çıkar bekler ve herkesin yanında yer almaya çalışır.

Biz bu tür siyasetçilere omurgası olmayan ve pragmatik, oportünist tipler olarak biliriz.

İlk anda o tiplerin ekipler arasında gidip geldiğini kimse anlamaz fakat kongre bittikten sonra seçimi kazanan netleştikten sonra o tip siyasetçiler deşifre edilir ve mimlenir.

Onların ne olduğu anlaşıldıktan sonra onun adı çıkar ama ilçe siyasetinde makbul bir işte yapmış olurlar, ekiplerin bilgilerini ekiplere taşıyan kişi olarak anılır ve kullanılmaya müsait tipler olarak anılırlar.

Özellikle yıllarca Gaziosmanpaşa ilçe siyaseti içinde bulunduğum için bu tipleri tanırım, bilirim.

Bu tipler çok meşhurdur ama bu yazıda konumuz kişiler değil.

İlçe siyasetinde bu tipler olur, yaşar, yürür gider ve o da kendi ikliminde yaşam alanı bulur.

Bu durum veya böyle durumlar ise ülkeler arasında olmaz, olamaz.

Devletler, ülkeler arasında gidip gelemez ve ”Senin de dostunum, senin de yanındayım” diyemez.

Ülkelerin çok net ve dünyanın bildiği siyasal duruşlar olmalıdır.

Ülkemizin iki bin yılına kadar Cumhuriyetin belirlediği dış politika çok net olmuştur ve bu politika sayesinde dik duran bir ülke olan Türkiye Cumhuriyeti yüzünün akıyla çıkmıştır.

Daha sonraki politikalar yüzünden bu gün kimin dostuyuz, kimin düşmanıyız bilemeyecek durumdayız.

Bu gün bizim ülkemiz dünya siyasetine yön veren ABD ve Rusya konusunda kimin dostu, kimin düşmanı veya ikisinin de nasıl dostu veya düşmanı bunu tam bilemiyoruz.

Bu durum diğer ülkeler içinde geçerlidir.

İşte iktidar değişikliğinde veya bu gün ülkeyi yönetenlerin en önemli konusu budur.

Dış siyasetin ilçe siyasetinde ki gibi arada kalan pragmatik, oportünist ilçe siyasetçisi modelinden çıkıp daha net, daha ciddi ve her konuda ne dediğimizin belli olduğu bir dış siyaset anlayışına ihtiyacımız var.

Bence bu gün ülkemizin en önemli konularından birisi budur.