Pahalı Cipe biniyormuş biner sana ne…!
Cübbeli Ahmet’in kızı çooooook pahalı cipe biniyormuş.
İyi de dövlet baba nereden buldun diye sormuyorsa, tarikatların özgürce vergi kaçırmasına göz yumuyorsa, hatta tarikatın damatları, çocukları yaptığı ticarette sıfır vergiyle çalışıyorsa kızcağız neden pahalı araca binmesin ki?
Ayrıca cübbeli hadis islamının savunucusu.
Ona göre ”Allah serveti dilediğine verir. ( Bakara-İnek suresi 247.ayet- Ali İmran suresi 26.ayet” Allah dilediğini doğru yola kılavuzlar”(Bakara-İnek suresi 142.ayet).
Allah servet için onu dilemiş ona vermiş.
Ayrıca islam ve cihat yolunda yapılan her hamle sevaptır burada kanun dışılık aranmaz buna iandığı için yapacağı her hamle dinen helaldir.
Yürümüş oldukları yol kafir düzen içinde olduğu için, yani Demokratik Laik bir düzen içinde olduğu için onların her türlü mal edinimi Darül harp kabul edilir.
Bu yolda yürüyenler Allah katında her türlü günahtan muaf kabul edilir.
Ayrıca inandığı hadis İslam’ında ” Allah insanların bazılarını bazılarından üstün kılmıştır …”( Nisa-kadın suresi 34.ayet) diyor ve o diğer insanlardan farklı olduğunu Allah’ın sevgili kulu olduğuna inanır.
Bundan dolayıda serveti Allah onu sevdiği için veriyor yaklaşımıyla huzur içinde kazandıklarını harcıyor.
Kızının da çok pahalı bir araca sıkılmadan, çekinmeden binmesi bu psikolojiye teslim oluşun bir sonucu.
Yani onların hadis İslam’ında T.C kanunlarının geçerliliği ve hükmü yok.
Kanunen suç sayılan vergi kaçırmak, devleti zarar sokmak, haksız kazanç elde etmek onun inandığı hadis İslam’ında suç değil.
Allah yolunda yaptığı her hamlenin helal ve doğru olduğuna inandıkları için kanunu yasayı tanımıyorlar.
İşte böyle bir ortamda her türlü dokunulmazlığa kavuşan tarikatlar ve onların öncüleri eğitim düzeyi beş yılın altında olan insanları inandırarak (Ayrıca devlet ve belediyeler desteğiyle…) büyük servetler edinirken devlet görmüyor. (İmamoğlu’nu sevmemelerinin nedeni tarikatlara akıtılan paraları kesmiş olmasından.)
Dövlet kimi görüyor?
Yazanı, çizeni,muhalif belediyeleri, basında söz söyleyeni, hak arayan sendikacıyı,doğayı tahrip eden acımasız sermayeye karşı direnenleri, çevrecileri, namuslu iş adamı olupta konuşanı.
Devlet baba oldu ”dövlet baba.”
Dövlet babanın makbul evlatları var, bir de üvey evlatları
Üvey evlatları her gün dövlet baba tarafından dövülüyor…!
Böyle bir ülkede iç barış olur mu?
Apo bile aramızda olsaydı buna razı olmazdı…! (Ne de olsa eski Marksist…)
(Artık Apo’yla ilgili her türlü yorumu yapabiliriz çünkü o artık ”Sayın” oldu,”Makbul adam”oldu.)