Paralı köprüler, yollar, tüneller kamulaştırılmalıdır.
Bugün sayın Kılıçdaroğlu dedi ki:
” Yap, işlet, devret. Yap, işlet devret ne demektir? Sen yapacaksın, işleteceksin belli bir süre sonra da devlete devredeceksin. Şimdi, yap, işlet üstüne para al, olağanüstü kar ettikten sonra da devlete ver. Hem balı var, hem kaymağı var. Sizlerin oylarıyla iktidar olduğumuzda bu yolların tamamını kamulaştıracağız. Öyle uçuk rakamlar olmayacak, soygun düzeni olmayacak. Kimseyi mağdur etmeyeceğiz. “
Evet yüreğimden geçenleri söyledi.
Çok da güzel söyledi.
Eğer CHP sosyal demokrat bir parti olacaksa ki, o yolda olumlu mesafeler aldığına inanıyorum.
Mutlaka bunu yapmalı.
Ne demek köprüden, yoldan, tünelden, dağdan, taştan parayla geçmek?
Kamu harcama tercihlerini ve vergilerini iyi ayarlamalı, altyapı yani yol, köprü, tünel, ayrıca sağlık, eğitim sistemi toplumun bütün kesinlerine eşit ve ücretsiz sunulmalıdır.
Bunu yapamayan, yapmayan iktidarların halkını sevmediğine inananlardanım.
Elbette özel sektör olacak, parası olan ve ücretsiz sağlık hizmeti almak istemeyen yurttaşalar parasını verip eğitim ve sağlık hizmeti alabilir.
Devlet burada da sınır getirmelidir. Yani sağlık ve eğitim hizmetlerinin ve belli bir oranı özel olabilir.
Belli bir sınırın üzerinde olması da halkın çıkarları ve eşitlikçi, adaletli bir düzen açısından doğru değildir.
Sayın Kılıçdaroğlu’ndan ve CHP’ den halkın yarınlarında nefes alabileceği, insan yerine konulabileceği sosyal politikaları dillendirmesini bekliyoruz.
Sağlık siteminde ve eğitim siteminde görev yapan güzel insanlarımızın yaşam şartları insanca yaşayabileceği, yurt dışına gitmeyi düşünmediği, düşünemediği kaliteye getirilmelidir.
Elbette diğer çalışanlarda aynı durumda olmalıdır ama sağlık ve eğitimde çalışanlara pozitif ayrımcılık yapılmalıdır.
Özgürlükçü, eşitlikçi, adaletli bir demokrasi yolunda CHP yol alıyorum mesajını sık vermeli ve yapacağına da halkı inanması sağlanmalıdır.
Yoksa bugünkü iktidar bitmiş, tükenmiş ve bu yapıyı savunanların büyük çoğunluğu da ekonomik ilişki ağı içinde olan bir avuç kesim.
Onlarında zaten birçoğu malını, mülkünü, parasını şimdiden yurt dışına kaçırmaya başlamış görünüyor.
Rönesans örneğinde olduğu gibi.
Bugün gene kırkyıllık siyaseti takibimde gördüğüm, duyduğum çok ama çok ağır bir sözü sayın M. Akşener’den duydum.
Dedi ki; ” Sayın Erdoğan bugün ülkemizde yolsuzluk, hırsızlık yapan iş adamı, bürokratlar senden cesaret alarak bunu yapıyorlar ”
Gerçekten çok ağır bir suçlama, koskoca genel başkan böyle söylüyorsa bir delili, bir kaynağı, bildiği olmalı.
Yoksa memleketin Cumhurbaşkanına bu kadar ağır suçlamayı yapmak çok kolay değil.
Pandoranın kutusu açıldı daha neler göreceğiz, neler duyacağız, şenlik başlıyor…