Partilerin üyelik modeli yanlış.
Partilerin üye yapısı ve örgütlenme modeli konusunda akademik boyutta çok fazla tartışma yapılamadı.
Şu anda AKP’nin 12 milyon üyesi olduğu söyleniyor.
İddia etmiyorum biliyorum, AKP iktidardan düşsün üye sayısı iki milyonun altına düşecektir.
Sebeplerini herkesin bildiğini sanıyorum.
En son CHP mahalle delege seçimlerini yaptı katılım Türkiye genelinde %26 bazı ilçelerin mahallelerinde bu oran %15’e kadar düştü.
Öteden beri söylüyoruz özellikle CHP sokağa masa kurarak üyelik yapması doğru bir yöntem değil.
Özellikle Türkiye gibi bir ülkede CHP’ nin üye yaparken çok iyi araştırıp incelemesi gerekir.
Üye mutlaka partiyi benimsemeli çıkar, ihale, kadro, rant ve devletin olanaklarını yağma etmek düşüncesiyle partiye üye olmak isteyenler dışlanmalıdır.
En son bir belediyede CHP başkanlığı ve riyasetteki bütün görevleri kaybedince partiye son dönemde üye olanların istifa ettiğini biliyorum.
Peki böyle bir üye doğru üye midir?
Yani parti iktidarda olursa kıyısından köşesinden bana faydası olur düşüncesiyle partiye üye olan bir insanı bırakın üye yapmayı partinin kapısından içeri sokmak bile doğru değil.
Ben öyle insanlar tanıyorum ki tam kırk yıl, elli yıl partisinden vazgeçmemiş.
İyi günde kötü günde partisine sahip çıkmış.
Bundan dolayı yıllardır CHP’ de sözümüzün olduğu her yerde söyledik, çok üyeliğe gerek yok, parti az üyelik çok taraftar modelini örnek almalıdır.
Otuz mahallesi olan bir ilçede mahalle biriminde on kişi varsa otuz mahallede üç yüz kişi ve bir de mahalle birimi başkanı aktif olarak siyasete kanalize edilirse o ilçede birinci parti olursun.
Bu modelin bir ileri aşaması ise sokak sorumlusu ve apartman sorumlusu modeline de geçebilirsen çok üyeye ihtiyacın yok.
İlçe başkanı herhangi bir yerde toplantı yapmak istediğinde mahalle birim başkanını arayıp onunda diğer üyelere ulaşmasıyla en az beş yüz kişiyi toplayabilen ilçe başkanı o ilçede partiyi birinci parti yapar.
CHP’ nin son yapılan mahalle delege seçimindeki katılım düşüklüğünün sebeplerinin ne olduğu konusunda kafa yorulmalı ve sokakta kolundan tuttuğu herkesi partiye üye yapmaktan vazgeçmesi gerekir.
Genel başkan sayın Özgür Özel’in de üye sayımız şu kadar arttı demesi partiye olan ilgiden değil güzel halkımızın partinin yerel yönetimlerde iktidar olması ve genel yönetime de yürümesinin kokusunu almasıyla ilgili olduğunu görmesi gerekir.
İşte en güzel örnek belediyenin mahkeme yoluyla kaybedildiği ilçelerde istifaların olması çıkarcı grupların partiye sızdığının en güzel örneği değil mi?