Protein(et) 1, karbonhidrat(ekmek) 0.
ABD 1…İran 0
Bu günlerde hayatımızın büyük bölümü dünya kupası maçlarını izleyerek geçiyor.
Elbette futbolu sevenler için.
Maç izlerken de ülkelerin sosyolojik, ekonomik ve antropolojik durumlarını düşünüyorum.
Örneğin son maçta ABD- İran’ı yendi ve eledi.
Üstelik İran’a beraberlik yetiyorudu.
Maç izlerken dikkatimi çeken bir kaç olaya değinmek isterim.
İran’lı futbolcuların fizik güçleriyle ABD’ lilerin ki aynı değildi.
İkili mücadelelerde İranlıların yıkıldıklarını ve hemen ”hakem neredesin” şeklinde garip sığınış, yalvarış bakışları oluşuyordu.
Oysa ikili mücadelede ABD’li daha kuvvetliydi.
ABD’ li yılda 150 kilo et tüketirken İran’lı 25 kg tüketiyordu.
Çünkü insanı fiziksel kuvvetli yapan olay protein.
İşte batılı Hıristiyanların ve din dışı yaşayanların en büyük şansı domuz etine kolay ulşamaları.
Çünkü domuz bir batında on üç on dört yavru doğururken, inek en fazla iki tane doğurur.
Üstelik domuzun on dörde yakın memesi olduğu için yavrularını beslemesi ve yetiştirmesi de kolay.
Oysa dana büyütmek o kadar kolay değil.
Bu gün batı ülkelerinin ve ABD, Latin Amerika ülkelerinin en büyük protein kaynağı domuz etidir.
Maç seyrederken bunları düşündüm.
Daha bir çok olay aklıma geldi.
Batıda yarışma içinde duyguya yer yoktur.
Beş atarsa yedi atmak için aynı hevesle devam eder.
Doğuda ise beş attığına ”ah canım” psikolojisi ve acıma duyguları ortaya çıkıverir.
İşte bunları düşünürken İranlı futbolcuların girdikleri bütün ikili mücadelelerde çoğunu kaybettiğini gördüm.
İşte protein beslenmenin faydaları dedim.
Ayrıca andropolojinin bakması gereken bir konu.
ABD’ lilerin faul aldıklarında zerre hakemle ilgilenmedikleri oysa İranlıların her faulde nerde kartın isyanlarını gördüm.
Yani benim gönlüm elbette mazlumdan yanaydı.
Yani İran’ın kazanmasını çok istedim ama proteinle beslenen ekmekle besleneni yendi.
Bunun başka bir açıklaması da yok.