Ekim 9, 2024

Rakı içen zındıklar…!

ile mehmet yüceer

Devlet büyüğümüz sayın Erdoğan ”Kadın ölümlerinin sebebi rakı içenlerdir” dedi.

Elbette bu cümlenin arka planını bilmek için bu konuda yapılan bilimsel araştırmalara bakmak gerekir.

Ben bu bilimsel araştırmalar var mı bilmiyorum ama içki içmenin hele sürekli içmenin doğru olduğunu savunan bir tane aklı başında kişi de bulamazsın.

Ben ise çevremden biliyorum.

Benim tanıdığım dost bildiğim en az on beş kişinin ismini buraya yazabilirim.

Bu insanların hemen hemen tamamı içki içer ama ara sıra içer.

Sosyal içici dediklerimizden.

Bu insanların eşlerini, çocuklarını dövdüğünü, hakaret ettiğini veya kapı önüne koyduğuna ben şahit olmadım duymadım da.

Yani sayın Erdoğan şunu dese o da doğru değil.

Sürekli rakı içmek doğru değil zararlı dese kabul edilebilir ama onun da karşı tezi var.

Her gün içen denilince Atatürk, Mimar Aydın Boysan aklıma geliyor. Atatürk’ün yaptıklarını anlatmaya gerek yok herkes biliyor.

Aydın Boysan hayatı boyunca her gün içmesine rağmen dünyanın en tatlı ve üretken insanıydı.

Mimari eserlerinin yanında bir çok kitap yazmış ve topluma faydalı bir insan olarak ömrünü tamamlamıştır.

Şunu diyorum, her gün et yersen, balık yersen, rakı içersen elbette bu tür beslenmenin zararları olabilir.

Her gün et yiyen kadın cinayeti işliyor demekle rakı içenler kadın cinayeti işliyor demek aynıdır.

Şunu diyorum, ne yaparsanız yapın abartmayın, hiç bir şeye teslim olmayın.

Dostluklarda da, arkadaş ilişkilerinde de, rakı içerken de bu dengeyi kurabiliyorsan mutlu yaşamın da kapısını açmış olursun.

Rakı içmenin de adabını usulünü biliyorsan ve de sosyal içici olarak hayatının içinde farklı bir renk olarak görüyorsan rakı içmenin kime ne zararı olabilir ki?

Bundan dolayı bizi yönetenlerin kurdukları cümleleri hurafelere ve dogmatik düşüncelere dayandırarak değil bilimsel araştırmalara dayandırarak yapmak bir görevleri olmalı.

Bu gün İran da içki yasaktır.

Üretimi de yasaktır.

Peki İran da içki içilmiyor mu?

Hem de alasıyla içiliyor.

Nerden biliyorum?

Orada görev yapan Azeri bir doktor arkadaşımın bacanağı.

Onun anlattıkları şu.

İran da içkiyi içeri sokan, satılmasına göz yuman içkiyi yasaklayan mollalar.

Dışarından bir birime alıp on birime İran da satıyorlar.

Seküler ve laik ailelerin evinde içki bulunur ve içki içenler evinde içer.

Gene Osmanlı saraylarında içki içen padişahların bilgilerine İlber Ortaylı, Murat Bardakçı ve Halil İnalcık’ın kitaplarından ulaşabilirsiniz.

Sayın Erdoğan bütün kadın cinayetlerini de rakı içenlere bağlayıp öldürülen kadınların öldürülmesinin suçunu rakı içenlere bağlayıp ülkeyi yöneten olarak sorumluktan kurtulduğunu sanıyorsa yanılıyor.

Tıpkı FETö ve diğer olaylarda olduğu gibi.

Son olarak, içki sağlığa zararlıdır tartışmak bile doğru değil.

Ara sıra içilen ve abartamadan içilen içkinin de bir zararı olduğuna inananlardan değilim.

Bu gün bir bardak bira içmekten korkan ve toplumsal baskı altında kıvranan yüz binlerce genç insanın uyuşturucunun ve uyuşturucu hapların esiri olduğunu devleti yönetenlerin bilmiyor olması mümkün mü?

Yani bir bardak bira içince günah ve cehenneme gidildiğine inandırılan gençler her türlü uyuşturucu kullanmanın da dinen bir sakıncası olamadığına inandırılmış durumda.

İşte ülkenin içinde bulunduğu en büyük açmaz da budur.