Rant vergisi çıkmalıdır.
Ülkeyi yönetenler kaynak derdinde.
Sürekli bütçe açıklarıyla ve cari açıkla boğuşup duruyorlar.
Oysa bu gün imar affından aldıkları paralar hem adil değil, hem de şehirlerin mimari dokusuna ve sağlıklı gelişimine zarar veriyor.
Bu gün büyük kentlerde kamu arazileri üzerine ve özel mülklerde inşa edilen binalar çok büyük rant sağladılar.
Bu rantı sağlarken bundan istifade edenler siyasiler, bürokratlar ve müeahhitler oldu.
Oysa artı değer elde edilen bu binalardan halkın hiç bir faydası olmadı.
Eğer 23 haziran seçimlerinde iktidar değişirse bunun üstüne gidilmelidir.
Örneğin Zorlu Holdingin Boğaz köprüsüne bakan binasının sadece imar affından elde ettiği rantın değerinin üç milyar dolar olduğu söyleniyor.
Bunun gibi binlerce bina sahibi ve az sayıda kişi çok büyük kazançların sahibi oldu.
Gelen iktidar öncelikle bu tür binaları tespit etmeli ve elde edilen rant vergilendirilmelidir.
Bunun için çok düşünmeye gerek yok.
O kadar büyük gelir elde ettiler ki, elde edilen rantın mutlaka vergilendirilmesi gerekiyor.
Ayrıca son yirmi yılda ülke dışına para kaçıranlar ve ülke dışında yasa dışı emlak edinenlerin listesini çıkarmak çok zor değil.
23 haziranda oluşacak yeni iktidarın önlerine çok büyük yıkım gelecek.(Enkaz devraldık derler ya…)
İşte bu yıkımın en büyük ilacı bu iki kalemdir.
Türkiye’nin 2022 bütçesi 1.7 trilyon lira, yani 150 milyar dolar.
Tahmin edilen dışarı kaçırılan paranın ve alınan emlakların değerinin ise en az üç yüz milyar dolar olduğu söyleniyor.
Buna rant vergisi de eklenirse en az devletin gelirinin 450 milyar dolar olacağı söyleniyor.
Yani yurt dışına kaçırılan paralar ve edinilen mallar ve ayrıca ülkenin en güzel yerlerini talan edenlere uygulanacak salma vergi ülkenin her türlü sorununu çözecek boyutlarda
Önümüzdeki günlerde tekrar yeni bir imar affından söz ediliyor.
Oysa bu imar aflarının arka planına bakıldığın da halkın çıkarlarından ziyade kanun tanımayan bir avuç sermayederin çıkarı için çıkarıldığını hepimiz biliyoruz.
Örneğin Ankara’da TOGO kulelerinin yıkım kararı çıktı.
Sina Aygün, Mansur Yavaş’a ulaşamayınca veya malum yöntemlerle kuleleri kurtaramayınca bu yolla yani imar affıyla kurtulacağı söyleniyor.
Oysa kanunsuz ve imara aykırı bu kulelerin yıkım kararı çıktı.
İmar affı çıkarsa kurtulacak.
Buyurun sadece bir tek binadaki rantın büyüklüğünü.
Bundan dolayı tam yirmi yıldır belediye meclislerinde, parti toplantılarında ve yazılarımda ”Bu düzen soygun düzenidir ve bu düzen değişmelidir” diyorum.
İşte CHP’ nin yüksek sesle bu düşünceyi seslendirip halka düzen değişikliği vaadinde bulunması gerekiyor.