Sabahattin Ali, 1948.
Sabahattin Ali katledildi.
Sene 1948.
Katledilmesine önceyse hapisler,zindanlar kör karanlıklarda yaşamaya mahkum edildi.
Konya cezaevinden Sinop cezaevine nakledilmesine karar verilir.
Konya cezaevi müdürü Sinop cezaevi müdürüne bir mektup yazar.
“Buradan size azılı kızıl bir komünist gönderiyorum geldiği gün tedbirleri sıkı tutun” der.
Sinop müdürü de Sabahattin Ali’nin geldiği gün cezaevi çevresine askeri polisi yığar.
Konya’dan gelen araç Sinop cezaevine gelir ve araçtan eli kelepçeli ufak tefek gözlüklü bir adam iner.(Hani Kelebek filminde Dustin Hoffman gibi)
Derler ki “İşte azılı komünist bu sana teslim ediyoruz. ”
Sinop cezaevi müdürü bir Sabahattin Ali’ye bakar bir güvenlik için çağırmış olduğu onlarca askere bakar.
Konya müdürüne okkalı bir küfür eder ve der ki, “Bunun neresi azılı bu kadar askeri polisi buraya boşuna çağırmışım”
Oysa Sabahattin Ali azılı değil hümanist insanlığın eşitliği için mücadele eden, yazan, çizen, karıncayı incitmekten korkan iyi bir komünistti.
Neden anlattım?
Tam yüz yıldır bu ülkede komünistler acı ve çile çekiyor.
Çile hala da bitmiş değil.