Saray =enflasyon.
Domates sıfırdan 18 liraya nasıl çıkıyor?
Ben çiftçiyim toprağım var domates ekeceğim.
Ne lazım?
Tohum.
Tohumun fiyatını kim belirliyor?
Hükümet.
Toprağı sürmem gerek, tohumu atmam gerek motora koyduğum mazotun fiyatını kim belirliyor?
Hükümet.
Fideyi ektim gübre ve sulama yapacağım.
Suyun ve gübrenin fiyatını kim belirliyor?
Hükümet.
Ektim hasat zamanı geldi hasat yapacağım çalışacak işçinin maaşını yani asgari ücreti kim belirliyor?
Hükümet.
Hasadı yaptım, ürünümü hale göndereceğim, hale giderken nakliye arabası tutuyorum.
Nakliyenin aracı mazot veya benzin yakıyor onun fiyatını kim belirliyor?
Hükümet.
Malım hale geldi, halden bin kilometre mesafedeki İstanbul’a domateslerin gitmesi gerekiyor.
Yol boyunca mazot, köprü, tünel parası, yolların parası bunları kim belirliyor?
Hükümet.
Malım İstanbul’a ulaştı, halden yerel pazarlar gitmesi gerekiyor, nakliye işçilik yapılıyor.
Buradaki masrafların oluşmasını kim belirliyor?
Hükümet.
Domates halden manava, markete üç harfli markete geldi.
Fiyatı tam 15 lira.
Peki bu market manav domatesi satacak, karnını doyuracak, işçi parası verecek, kira verecek, doğal gaz ,elektrik parası verecek.
En son birazcık kar edip karnını doyuracak.
Burada saydığım kalemlerin maliyetimi belirleyen kim?
Hükümet.
Domates sıfır liradan 18 liraya çıkarken yaşamış olduğu bu yolculukta hükümetin daha doğrusu saray rejimin iradesinin olmadığı tek yer var.
O da son hamlede manavın, marketçinin karnını doyurmak ve masraflarını çıkarmak için eklediği ilave ücret.
Peki böyle bir yolculukta maliyetin oluşmasının %90’ınında söz sahibi olan saray rejimi nasıl oluyor da marketleri suçluyor?
Tek suçlu ve tek sebep vardır, saray rejimini yarattığı ve halkı soymak için vesile olduğu enflasyon denilen soygun mekanizmasıdır.
Bunun dışındakiler hikayedir.
Benim hikaye dinlemeye karnım tok.