Şartlara göre olayları değerlendirmek lazım.
Demokratik Cumhuriyet, özgürlükçü sol kavramları henüz bilinmiyor, henüz Cumhuriyet içinde farklı etnik kökenlerin özerkliği ve özgürlüğüyle birlikte Cumhuriyet yaklaşımı yok.
İşte o çağda bütün dünyada egemen olan Ulusalcı, milliyetçi akımların hüküm sürdüğü anlayışla Atatürk Cumhuriyeti kurmuş.
Bütün dünyada imparatorluklardan ulusalcı milliyetçi tek bir ırka dayanan Cumhuriyetler kurulmuş.
Cumhuriyet o günkü şartlarda çok büyük bir adımdır ve de yaptığı devrimler yeterli olmasa bile o güne göre mucizevi işlerdir.
Bunu anlamak istemeyen bu günün aydınları, solcuları, kumandalı liberaller Seyit Rıza’dan halk kahramanı çıkarmak istiyorlar.
Genç Cumhuriyet okul yapmış, karakol kurmuş, köprü yapmış Seyit Rıza ve adamları saldırıp yakıp yıkmış, bölgeyi haraca bağlamış.
Üstelik bir karakolda 37 askeri de katletmiş.
Genç Cumhuriyet ise bu harekete karşı ordusuyla üstüne gitmiş onu ve oğlunu idam etmiş.
Olayı o günün şartlarında değerlendirirsek Cumhuriyet kendisine saldırana karşı saldırıya geçmiş.
Bu günkü şartlara göre değerlendirirsek farklı bir bakış elde etmek mümkün.
Aradan neredeyse yüz yıl geçmiş hala bu olay bile toplumda derin ayrışmaların sebebi gibi sunulabiliyor.
Seyit Rıza’nın idama giderken talebinin karşılanmaması bu gün için çok vahşice görülebilir, olaylara 1937 yılının şartları içinde bakıp değerlendirmek gerekir.
Seyit Rıza o gün 37 askeri öldürdüğü için, yakıp yıktığı için idam edildi.
Peki bu gün Eruh baskınında 37 askeri öldürme emrini verene neden “Önder” muamelesi yapılıyor?
Çünkü 1937 yılının şartlarıyla 2025 yılının şartları aynı değil.