Saygımız yok.
Tamam herkesin siyasal görüşüne saygımız var ama saygımız olmayanlar da var.
Örneğin Cumhuriyet ve Atatürk devrimlerine düşman olanlara saygımız yok.
Cumhuriyetin ötesinde özgürlükçü demokrasi hedefine karşı çıkanlara saygımız yok.
Ülkenin Sümerbankını, Beykoz kundura fabrikasını, Merinosu, tank palet fabrikasını kapatanlara saygımız yok.
Şeker fabrikalarını, tütün işleyen ve her şehrin adına sigara üreten fabrikaları kapatıp yerlerini üç kuruşa satanlara saygımız yok.
Ülkenin tarımını batıranlara, bizden aldıkları nohut tohumuyla nohut ekmeyi öğrenen Kanada’dan nohut ithal edeneler saygımız yok.
Buğdayın, nohutun, fasulyenin anavatanı olan Anadolu topraklarında tarım yapılmasını engelleyen, teşvik etmeyenlere saygımız yok.
Yirmi beş yıl önce dünyanın tarımda kendi kendine yeten beş ülkesi içinde olan ülkemizi tarım ürünlerine muhtaç edenlere saygımız yok.
Yerli, milli araba ürettim diyerek motoru dahil bütün aksamlarını dışarıdan alıp beş tane şirkete montajlatarak halkı kandıranlara saygımız yok.
Tank palet fabrikasını, Limanları, Telekomu ve ülkenin can damarı olan fabrikaları ”Batan geminin malları” misali dünyanun emperyalist şirketlerine pazarlayanlara saygımız yok.
Yirmi beş yıl İstanbul’u yönetip bir tane kamuya ve belediyeye ait öğrenci yurdu, kreş açmayanlara saygımız yok.
Sağlığı, eğitimi ve alt ve üst yapıyı halkın ücretsiz kullanımı yerine özel sektörü teşvik edip halkın cebinden daha çok para çıkmasına sebep olanlara saygımız yok.
Çok uzatmaya gerek yok.
Kime saygılı olduğumuz sanıyorum anlaşıldı.
Bundan dolayı saygı duyacağımız siyasetçinin nasıl ve kim olduğu da belli.
Sonuç olarak her türlü siyasi görüşe saygılı omak zorunda değiliz.