Sayın Erdoğan nereye koşuyor?
Amerikan emperyalizminin seksen yıldır dünyaya da yaptıkları ortada.
Batıdaki ortakları da dahil hepsinin eli kanlı.
Bugün refah düzeyleri yüksekse, mazlum ülkelerin kanını, canını, malını, madenini, petrolünü altınını sömürdükleri için.
Bundan dolayı aklımın ilk erdiği andan itibaren yani 15 yaşımdan bu yana ABD ve onun yanındaki eli kanlı batılılara hiç inanmadım.
Gençliğimden bu yana da ”Kahrolsun ABD emperyalizmi” diyenlerin yanında yer aldım.
Elbette ki medeniyetle ilgili yaptıkları ayrı bir konu.
Bundan dolayı ben sayın Erdoğan’ın Şanghay İşbirliği Örgütüne(ŞİÖ) girme isteğini destekliyorum.
Rusya’yla Çin’le ebette en üst düzeyde ilişkiler kurulmalı.
Sayın Erdoğan’ın bu hamlesi doğru ama içeride demokrasi, insan hakları, kadın hakları, eğitime bakışı, basın yayın ve fikir özgürlüğüne bakışına da zerre kadar inanmıyorum.
Yani sayın Erdoğan’ın bu bakış açısıyla batı tipi bir demokrasinin yaşaması ve gelişmesi mümkün değil.
Kendisi ”Elhamdülillah ben şeriatçıyım…” diyen birisinin iç politikadaki yaptıklarının elbette ki karşısındayım.
Tekrar ŞİÖ (Şanghay İşbirliği Örgütü )meselesine dönecek olursak.
ŞİÖ örgütüne bakışının altı dolu değil.
ABD Vietnam’ da, Şili’de, Arjantin’de ,Kolombiya’da, Kore’ de, Küba’ da Irak’ta, Suriye’de ve Afrika’ da işine gelmeyen bütün iktidarlara saldırdı kan döktü.
Bizim gibi ülkelerde ise tam yetmiş beş yıldır satılmış, yerli işbirlikçiler buldu istediğini yaptırdı.
Sayın Erdoğan batıdan vazgeçerken hesabını iyi yaptı mı?
Libya’da Kaddafi’nin, Irakta Saddam’ın, Şili’de Salvador Allende’nin, Mısır da Nasır ve Enver Sedat’ın başına gelenler orta yerde duruyor.
Yunanistan’ da, Trakya’ da hemen burnumuzun dibinde, Ege’de, en son Güney Kıbrıs Rum kesimine silah yardımı kararı bunlar ülkemiz için ürkütücü adımlar.
Yunanistan’ın tek başına yapabileceği bir şey yok.
Tıpkı Ukrayna’nın Rusya’yla savaşması gibi olur.
Batı Ukrayna’yı kışkırtmasa, destek olmasa, para ve silah vermese Ukrayna birgün dayanamaz.
Buralarda ABD’ nin silahlarını depolamasını, üsler kurmasını bir hazırlık olarak görüyorum.
Tamam Türkiye yukarıda saydığım ülkelerin hiç birine benzemiyor.
Dünyanın en büyük 23.ekonomisi.
Emperyalist düğmeye basıp saldırabilir.
Tıpkı Irak’ın kadim ve antik şehirlerini acımadan bombaladığı gibi.
Senin stratejik noktalarını vurabilir.
Bulunduğu yerden veya bin kilometre uzaktan köprülerini, fabrikalarını, limanlarını vurabilir.
ABD ‘nin bunu yapacak gücü de, parası da, destekleyicisi de var.
Yani şunu diyorum.
Sayın Erdoğan’ın yaptığı hamleler bana göre doğru görünüyor amaaaaaaaaaa batı için ve emperyalistler için Türkiye ”Türklere güvenilmeyecek kadar önemlidir” dedikleri için kavgasız, savaşsız ve sana çok büyük zarar vermeden seni ŞİÖ’ne sokturmazlar.
Senin bunu yapman için NATO’dan çıkman gerekir, üsleri kapatman gerekir, İncirlikteki nükleer silahları teslim etmen gerekir.
ABD ve batıyla olan bütün ilişkilerini en aza indirmen gerekir.
Ayrıca batının saldırgan, acımasız, eli kanlı gücüyle başedecek gücü oluşturman gerekir.
Sayın Erdoğan ”Bunlar önemli değil biz batıyla gerekirse savaşırız da, onlarla da başederiz” diyorsan buyur ŞİÖ’ ye gir, Putin’le dost ol ticareti arttır.
Bir yıl sonra yapılacak Hindistan’daki toplantıda İran’dan sonra onuncu üye olarak gir.
(ŞİÖ üyeleri…Rusya,Çin,Kırgızistan,Tacikistan,Kazakistan,Özbekistan,Hindistan Pakistan, iran )
Çünkü tam 75 yıldır ABD ve batı bizim bugün fakir ve yoksul kalmamız için her türlü darbeyi, pisliği, ambargoyu, faili meçhul cinayetleri yerli işbirlikçileriyle birlikte yapmıştır.
Sizler Yetmiş beş yıldır bu pislik, eli kanlı, yerli işbirlikçileri biliyorsunuz.