Sedat Peker fırtınası devam ediyor.
Sedat Peker fırtınası devam ediyor.
Peker’in yazdıkları ve açıklamalarının tamamı doğru olduğu konusunda ortak bir mutabakat var.
Bugüne kadar itham ettiği hiç kimse ”İddialar yalandır” diyemedi.
Çünkü kibrit kutusu hazır…!
Bu iktidar ve temsilcileri nasıl ki 17-25 aralık sürecinden teflon tava gibi yapışmadan, bulaşmadan çıktıysa buradan da çıkar diye düşünenler sanki yanılacak gibi görünüyor.
Peker şu anda B.A.E’ de olduğu biliniyor.
Sayın Erdoğan, B.A.E’ ni arayıp ”Gönderin şu adamı” neden diyemiyor?
Ülkenin dağından, taşından, madeninden, hazinesinden, örtülü ödeneğinden, yanan ormanın, hastanenin söndürülmesinden sorumlu olan Sayın Cumhurbaşkanının Peker’e gücü yetmiyor mu?
Ya da Peker’in konuşmasından ve belgeler açıklamasından rahatsız değil mi?
Ben bunu anlamıyorum.
Peker ne derse desin, bugün hukuk işlemeyecek ve adil kararlar çıkmayacak.
Böyle olduğu konusunda da herkes mutabık.
Bundan dolayı toplumun vicdanı kanamaya devam ediyor.
Peker’in en son paylaştığı Cumhurbaşkanı danışmanının çok büyük servetler edindiği, Erzurum milletvekili hanımın boşanmasında ortay çıkan rezillikleri belgelerle açıkladı.
”Yalandır” diyen bir kişi henüz çıkmadı.
Cumhurbaşkanlığı makamının ” Bu şahsın yaptıklarıyla bizim bir ilgimiz yok, Cumhurbaşkanlığı makamını kullanarak yolsuzluk yapılmıştır, makamımızı kullanmıştır kendisi hakkında Devlet Denetleme Kurulunu harekete geçiriyoruz” denilmedi.
Danışman bu kadar büyük servete ulaşırken devletin en üst makamlarının haberinin olmaması düşünülebilir mi?
Eğer öyleyse yakında bir ”aldatılmışım” daha bekleyebiliriz.
Yani bu kişiler bir tane de değil ki bir sürü adam sayın Cumhurbaşkanının adını ve makamını kullanarak devleti, büyük firmaları ve önüne gelen her yeri haraca bağlamış olmaları mümkün mü?
Bilemiyoruz belki de mümkün.
Sayın Cumhurbaşkanının S.Peker’in son paylaşımıyla ilgili bir açıklama yapması gerekmiyor mu?
Zaten toplumun inanma katsayısı yüksek olan %45 bir kesimi Cumhurbaşkanının ”Bunlar beni aldattı” demesine inanmaya hazır bekliyor.
Bu açıklama yapılmadığı, DDK harekete geçirilmediği sürece sarayın içinde bir çok insanın yapmış olduğu rüşvet iddiaları ve diğer olaylar sayın Cumhurbaşkanına çamur olarak sıçrayacaktır.