Ağustos 14, 2021

Sel ateisttir, duayı duymaz!

ile mehmet yüceer

Dünya öyle bir yerleşke ki, milyonlarca yıl içinde kendi dengesini kurmuş ve canlı denilen geri zekalılar o denge içinde nefes alıp yaşasınlar diye.

Yani o dengede yıllık ortalama sıcaklın 2 derece değiştiğinde milyonlarca yıllık denge alt üst oluyor.

Üstelik o dengeyi de bozan akılsız canlılar.

İşte ormanların yanması bu dengenin bozulması sonucunun canlı bir örneği

Bu doğal yapı, deresini, denizini, denizinin kıyı kenar çizgisini, vadisini, ovasını, ormanını ve de insan denen aptalın buralarda bu denge içinde yaşaması için fırsat vermiş, olanak sağlamış.

O aptal ne yapmış?

Milyonlarca yılda oluşan milim milim var olan bu dengeyi yok saymış, gitmiş arı kovanına çomak sokmuş.

Üstelik bunu yaparken de yapmış olduğu bütün kusurları inanmış olduğu tanrısına havale etmiş.(Derenin içine ev yapmış yanlış yaptığından habersiz o evi ona kısmet ettiği için tanrısına dua etmiş, teşekkür etmiş)

Yani derenin milyonlarca oluşturduğu ve de azgın debisinin sinirlendiğin her şeyi yok edeceğini anlamadan onun yatağına ev yapmış.

Azgın, manyak dere ”Yatak benim, aklını başına al” demesine rağmen bunun dinlememiş selin ortasında kalmış ve de oradan ”Tanrım beni kurtar” diye dua ediyor.

Oysa azgın, manyak derenin tanrı falan bildiği yok, onun duasını duymuyor bile.

Yani o aptal canlının inandığı tanrı derenin manyaklığına, milyonlarca yıl çözüm bulamamış, öldürmeye devam etmiş.

Ve aptal canlı hala deli akan derenin, manyak derenin ateist dereyi dua ederek hizaya getireceğini sanıyor.

Böyle bir canlıya akıllı denilebilir mi?

İki yüz bin yıl önce Homo Sapiense akıllı insan denilmişti ama onu kim demişse yanılıyor o insan hala aptal ve akıllanması için bir yöntemde henüz gelişmedi.

Bu bakış açısından sonra ne yaparsanız yapın yanlış yere ev kurarsan, yanlış yöntemlerle ve çürük binalar yaparsan, milyonlarca yılda oluşan doğadaki dengeyi orman yakarak, keserek yok edersen ölürsün.

Sel, Tanrı tanımazlığıyla senin dualarını falan dinlemeden canını alır ve orada eski dengesini kuruverir.

İşte Bozkurt’ta ve Karadeniz bölgesinde olan budur.

Bu durumda ne yapacağız?

Doğaya, ırmağa, kurda, kuşa, böceğe, karıncaya, ota, toprağa ve doğanın kendi içinde oluşan müthiş adalet duygusuna saygı göstereceğiz.

Ben bunu yapmam ben derenin içine evimi yaparım dua ederim inandığım tanrıma her şeyi havale ederim ve de her şeyi katlederek, yok ederek yaşarım diyorsan iki yüz bin yıldır hala akıllanmamışsın demektir.

Sevgili Homo Sapiens bile olamamış canlı kardeşim.

Çünkü onlar avcı, toplacıydılar komün yaşıyorlardı, sürekli dolanıp karnını doyuruyordu ve doğanın dengesine zerre kadar dokunmuyordu zarar vermiyordu, ev bile yapmıyordu bulduğu her kovukta, mağarada barınıyordu..

Sen ise ondan geri düştün, ne olursun artık akıllan, doğaya kulak ver binlerce yıldır insan olmaya gayret gösteren akıllı olmanın mücadelesini veren ve bu denge içinde yaşamı öngören, canlılara yol gösteren bilime birazcık da olsa akıllanan bilim adamlarına kulak ver.

Artık şunu da öğren sel, deprem, tayfun, fırtına, heyelan, yağmur doğa olayları ateisttir senin duanı duymaz.

Aradan iki yüz bin yıl geçti ne olursun bu kadar basit bir olayı anla artık kendine gel.(Lütfen üst akıl gibi algılamayın, bu aptalların ve akıllanmayanların içinde ben de varım.)