Sivaslının utancı Madımak katliamı.
2 temmuz 1993 yılı Madımak oteli katliamı insanlığın utanç günü olarak insanlık yaşadıkça anılacak ve unutulmayacaktır.
Ne olmuştu?
Sivas’ta yazar, çizer, sanatçı, ressam ülkenin gurur kaynağı güzel insanlar bir araya gelmiş fikir alış verişi yapacakmış.
Yobaz beslenmiş olduğu abuk sabuk hurafelerle dolu dini değerlerle bu insanlara karşı protesto edebilirdi.
Biz sizin gibi düşünmüyoruz, sizin gibi insan olan ve bizim gibi düşünmeyen hiç kimseyi sevmiyoruz da diyebilirlerdi.
Hayır beslendikleri din anlayışı ona diyor ki; ” Senin gibi düşünmeyeni yok et, senin gibi düşünmeyene yaşam hakkı verme.”
İşte bu anlayıştaki dinciler ve yobazlar acımasızca Madımak oteline saldırdılar.
Önce camı çerçeveyi kırdılar.
Orada kalasalardı gene iyiydi.
Çünkü ona öğretilen din orada kendisi gibi düşünmeyen herkesi yok etmesini söylediği için yakmayı uygun gördüler.
Ona öğretilen din, karşısında kafirler olduğu için kafirleri öldürmenin hele hele yakmanın cennetin kapılarını açacağını öğrettiği için saldırdılar.
Gittiler benzin istasyonundan benzin aldılar otelin ön cephesine döktüler ve ateşe verdiler.
Bu gün evrensel değerlerle yetişen insanlıktan nasibini almış hiç kimse orada bırakın insanı herhangi bir canlı olduğunu bilse o oteli yakamazdı.
Yaktılar yok ettiler.
Hem de orada onlarca insanın olduğunu bilerek yaktılar.
Bir çok güzel insanı, memleketin yetiştirdiği güzel insanları diri diri yaktılar.
Orada yananların bir tırnağının bile yakanların yüzlercesine bedel olduğu güzel insanları yaktılar.
İnanın bu günde aynı anlayış bu ülkenin dağında, taşında, ovasında aynı anlayışla yaşamaya devam ediyor.
Gene inanın fırsat bulsalar bu günde ne kadar yazar, çizer aydın, sanatçı, ilerici varsa yakmaya hazır ve nazır bekliyorlar.
Çünkü beslendikleri hurafelerle dolu insanlık düşmanı din anlayışı bunu emrediyor.
İnanmış olduğu din anlayışı kendisi gibi olmayanı kafir, zındık gördüğü için onların yok edilmesini katledilmesini emrediyor.
İşte bu gün ülkenin her karışında bu anlayış boy verdi filizlendi.
Bu gün bu güruh fırsat bulduğunda Madımakta ki katliamın aynısını yapmaktan bir gram bile geri durmayacaktır.
Bundan dolayı bu gün ülkenin en büyük sorunu bu din anlayışıdır ve ülkenin binlerce okulunda bu anlayışla pırıl pırıl minnacık çucuklarımıza devletin desteğiyle boy veriyor büyüyor.
Yarınlarda bu kitleler sadece Sivas Madımakta değil ülkenin her yanında yeni Madımaklar yaratmak için ortam kolladıklarından en küçük şüphem yok.
Daha bir hafta önce Diyarbakır’da dans eden eğlenen gençlere saldırmadılar mı?
Çünkü onlar için islama inanmayan, Müslüman olmayan, namaz kılmayan, oruç tutmayan, içki içen herkes katledilmesi gereken kötü mahluklar olarak görülüyor.
İşte Sivas Madımak katliamı bu anlayıştakilerin ortaya çıkardığı bir insanlık katliamıdır.
Maalesef Türkiye’nin siyasal İslamcıları bunu bir türlü anlamadan bu anlayışın gelişip semirmesi için hala en büyük desteği vermeye devam ediyor.
Oysa dinselleşmiş veya dinciliğin egemen olduğu hiç bir ülke kalkınamadığı gibi birbirini de boğazlayan birbirine düşman nesiller yetiştirdiğinin farkında bile değiller.
İşte yeni Madımaklar olmaması için siyasal İslamcıların mutlaka iktidardan demokratik yollarla indirilmesi gerekiyor.
Bu ülkenin çağdaş, modern, laik seküler bir anlayış içinde, her türlü inancın ve inançsızlığın kardeşçe yaşadığı batı Avrupa demokrasilerinin seviyesine ulaşması gerekiyor.
Bundan dolayı CHP’ nin dincilere tarikatlara ödün vermeden Laik Demokratik Cumhuriyeti ödünsüz savunmak gibi bir görevi olduğunu bir saniye bile unutmadan yoluna devam etmesi gerekiyor.