Siyasette depremi halk yaratmalı.
6şubat Maraş Hatay merkezli deprem ülkenin beşte birini yerle bir etti.
Hala ne kadar insan öldüğü konusunda farklı rakamlar söyleniyor.
1999 yılında bu deprem milat olacak denildi fakat milat falan olmadı.
Soygun düzeninden beslenen siyasal yapılar şehirlerin katledilmesi ve depremde milyonlarca insanın ölmesi için abuk sabuk imar planları yaptı.
Şu anda Erzincan’dan Saros körfezine kadar onlarca şehir ve yüzlerce ilçe köy tabutluklarla dolduruldu.( Aynı durum Ege ve Akdeniz için de geçerlidir.)
İstanbul da son yirmi yılda bütün dere kenarları, tarım alanları, deprem toplanma alanları ve depreme dayanıksız zeminler üzerinde imara açıldı.
Bu gün artık İstanbul da milyonlarca insan çaresiz ve ekonomik kriz içinde ölümü bekliyor.
Şimdi birileri alelacele şehirleri yeniden yapacağız diyor.
Yapamazsınız çünkü milyonlarca insana tabutlukları siz yaptınız.
Sizin çalmak ve rant kültürü gibi bir alışkanlığınız oluştu.
Siz depreme dayanıklı binalar şehirler yapamazsınız.
Bunun için ilk başta 14 mayısta mevcut siyasi iradenin değişmesi gerekiyor.
Erzincan’dan Saros’a kadar olan bölgenin katledilmesine sebep olan ve milyonlarca insanı tabutluklara sokan bu siyasi iktidarın değişmesi gerekiyor.
Bunun akabinde yasaların ve soyguna izin veren yasal boşlukların, yönetmeliklerin, kadroların değişmesi gerekiyor.
Şehirlerin yapılmasında görev alan ve tabutluklara imza atan, yapan, vesile olan bütün kadroların tasfiye edilmesi gerekiyor.
Yanlışın altında kimin imzası varsa meslekten men edilmesi gerekiyor.
Denetim sisteminde bir mesafe alındı eksikliklerin giderilmesi gerekiyor.
Son yirmi beş yılda depreme uygun olmayan şehir planlarına imza atan belediye başkanı, bürokrat, mimar, mühendis, meclis üyesi ve yer bilimcilerin yargılanması ve suçluların meslekten atılması gerekiyor.
Kalfa, işçi, usta inşatta kim varsa hızlı eğitimlerden geçirilerek sertifikalı ve belgeli hale getirilmesi gerekiyor.
Müteahhitlik sisteminin mutlaka acil yasal sınırlar içine sokulması gerekiyor.
Her mesleğin ve kişilerin müteahhitlik yapma yolunun kapatılması gerekiyor.
Yıllarca soygun düzenine malzeme imalatı yapan sektörlerin abuk sabuk ve deprem standardında olmayan imalatların disiplin altına alınması gerekiyor.
Şehirlerin depreme dayanıksız olarak yapılmasına sebep olan bütün siyasilerin ve bürokratların son yirmi yıldaki zenginliklerinin araştırılması ve ”nereden buldun” diye sorulması gerekiyor.
Onlarca şehirlerimizdeki ve özellikle İstanbul’daki riskli binaları nasıl olsa deprem yıkacak, deprem yıkmadan ve yüzbinlerce canımızı almadan bizim yıkmamız gerekiyor.
Bunun yolu yöntemi bellidir.
Bu gün Şili, Meksika gibi San Andreas fay hattı üzerinde olan şehirler ne yaptıysa biz de onu yapacağız.
Bunun için ülkeyi deprem mezarlığı haline getiren, her şeyi para gören rant gören ,insan canını bir odun gibi gören ve milyonlarca insanımızı ölümle burun buruna yaşamın içine atan siyasal İslamcı kadrolardan kurtulmadan sağlıklı şehirler falan yapamazsınız.
Bu günkü ölümlerin ve gelecekte olacak ölümlerin sebebi orta yerden kalkmadan ve soygun düzeninin mimarı, mühendisi, işçisi, kalfası, bürokratı, siyasetçisi yaşamın içinden temizlenmeden sağlıklı şehirler kuramazsınız.
Bu gün yeni şehirler yapıyorum diye yola çıktığın kadrolar yıllarca çalan, çırpan, ranta bulaşan ve milyonlarca insanı ölümle burun buruna getiren, sayısı belli olmayan ölümlere sebep olan kadrolar.
Eli kirli insanların temizlik yapamadığı gibi yıllarca çürük, dayanıksız şehirlerin yapılmasına sebep olanların da sağlam ve depreme dayanıklı şehirler yapması mümkün değildir.
Bundan dolayı 14 mayısta insanımızı tabutluklara mahkum eden siyasal İslamcı, tarikatçı, dinci kadrolardan ülkenin kurtulması gerekiyor.
Bunun için halkın önünde çok büyük fırsat var.
Siyasette depremi halk yaratmalı.
Ölmeyeceği huzur içinde yaşayacağı şehirlerin yapılmasının yolunu öncelikle siyasette açmalıdır.