Mart 25, 2024

Soygun… Bilal Çetin.

ile mehmet yüceer

Durup dururken siyasi birisini ”hırsız” diye damgalamak doğru değil.

Elinde somut delil yoksa, somut delillere dayalı mahkeme kararı yoksa hiç bir siyasetçiye hırsız diyemezsin.

Bu bakış açısı bizim gibi ülkeler için değil demokratik ülkeler ve hukukun bağımsız özgür olduğu ülkeler için geçelidir.

O halde biz siyasetçiye nasıl hırsız diyeceğiz?

Örneğin siyasete başladığında sadece bir tek yüzükten başka bir şeyi olmadığı halde ve siyaset yaptığı süre boyunca kamu maaşı dışında bir geliri olmadığı halde ve bu süre sonunda soyuyla, sopuyla, oğluyla, kızıyla, damadıyla çoooooook zengin olmuşsa hiç çekinmeden hırsız diyebilirsiniz.

Gene tam on beş yıl boyunca belediye başkanı olmuş ve belediye başkanlığı dışında hiç bir işi ve geliri olmadığı halde yüzlerce dairesi malı mülkü oluşmuşsa ağız dolusu hırsız diyebilirsiniz.

Gene bakanlık dışında hiç bir görevi olmadığı halde görevi sonucunda bakanlık maaşının toplam gelirinin on katı yirmi katı mal beyanı vermişse hırsız diyebilirsiniz.

Peki hırsız dediniz de ne olacak?

Hiç bir şey.

Daha öncekilere hiç bir şey olmadı.

Bu gün hepsi krallar gibi yaşıyor hatta bir tanesi boğazın kıyısında yalıda oturuyor.

19.01.1989 yılında okuduğum ”SOYGUN” kitabını bu günlerde tekrar okuyorum.

2023 yılında kaybettiğimiz Bilal Çetin ”SOYGUN” kitabında seksenli doksanlı yıllarda yapılan hırsızlıkları bu kitapta dile getirmiş.

Şunu gördüm, o yıllarda da ülkenin siyasetçileri hırsızlık yapıyorlarmış.

Bu günlerle kıyaslayınca o günkü hırsız siyasetçilerin devleti ve halkı daha insaflı soyduklarını gördüm.

Bilal Çetin… ”SOYGUN” ”Hayali ihracatın boyutları” Bilgi yayınevi…1.baskı aralık 1988…