Soygun düzeni yıkılmalıdır.
1994 yılında DSP ilçe başkanıydım ve belediye meclis üyesiydim.
O günden bu yana ülkeyi yöneten kadrolarla iç içeyim.
Kimin ne yaptığını, kimin kısa yoldan zengin olduğunu çok iyi biliyorum.
Kimlerin belediyelerde, kamuda soygun düzeni havuzu ( Kulleteyn) içine girdiğini, çok iyi biliyorum.
Bundan dolayı tam otuz yıldır yazılarımda bu düzen için ”soygun düzeni” diyorum.
Bundan dolayı, 1994 yılından bu yana görev yapan belediye başkanları, meclis üyeleri, imar komisyonu üyeleri, milletvekilleri, bakan ve üst düzey görev yapanların mal varlıkları araştırılırsa ve nereden buldun yasası işletilirse %90′ ı hapse gire diye bir çok kez yazdım.
Şimdi Ali Yeşildağ adında bir adam on dört sene önce Tayyip abisinden otuz milyon dolar avantasını, komisyonu alamadığı için konuşup duruyor.
Gidin işinize asalak herifler sen namuslu doğru düzgün bir adam olsaydın o Kulleteyn havuzuna girmezdin.
Neden 14 yıl bekledin?
Otuz milyon dolar avantanı alsaydın konuşmayacaktın bundan adım gibi eminim.
Bunların konuşmasından hiç bir şey olmaz.
Tek çözüm var 14 mayısta bu iktidar gidecek yeni bir bağımsız, özgür hukuk düzeni kurulacak ve son yirmi bir yılın hesabı sorulacak.
Olur mu?
İnanın çok karamsarım.
Sadece Kılıçdaroğlu’nun mala mülke hevesi olmamasına güveniyorum.
Onun dışında etrafındakilerle ilgili duygularım çok net değil.
Tek güvendiğim kişi Kılıçdaroğlu.
O Cumhurbaşkanı olursa halkın yirmi bir yıldır nasıl soyulduğunun hesabını soracağı konusunda umudum var.
14 mayısta seçilecek mi?
Bizler seçileceğini yazdık %56-57 oy oranıyla seçileceğini de 20 aralık 2022 günü bu sitede bulunan yazımda belirtmiştim.
Elbette hala emin değilim çünkü tam otuz yıldır benim yaşımda olanlar sürekli seçim kaybederek bu günlere geldik.
Seçim kazanmanın mutluluğunu tam otuz yıldır bilmiyoruz.
2019 yılında İBB (İstanbul) ve ABB (Ankara) seçimlerinde seçim kazanma sevincini yaşadık.
Türkiye de bu seçim alındığında inanın 1946 yılından bu yan ilk defa solcular, sosyalistler, komünistler, liberaller, sosyal demokratlar, Atatürkçüler, Kemalistler, mütedeyyin dindarlar (dinci siyasal islamcı olmayanlar) ,Kürtler, Türkler, Aleviler, Sünniler ve çok geniş bir halk buluşmasının sonucunda seçim kazanılacaktır.
Ülkeyi soygun düzenine mahkum eden, bütün bakanlıkları soyan (Ali Yeşildağ’ın ifadesine göre) ve ülkeyi kuru soğana muhtaç eden bu iktidardan kurtulduğumuzda demokrasi bayramı ilan edilmelidir.
Umudum var mı?
Elbette var ama otuz yıldır seçim kaybede kaybede kazanmanın ne demek olduğunu bilmediğim için hala yüreğimde karmaşık duygular taşıyorum.
Bilgi için:
Kulleteyn:
13 ton su demek.
Durağan bir suyun temiz sayılabilmesi için şafi mezhebine göre bu kadar olması yeterliydi.
Bu kadar su oldu mu içinde ne bulunursa bulunsun, ayak, el yıkansın, tahret yapılsın, bu su temiz kabul edilirdi.
Şeriat inancına göre bu su temizdi. ( Bilgi Turan Dursun…Kulleteyn kitabından alınmadır.)