Aralık 29, 2020

Soykırım mı? Tehcir mi?Sürgün mü? mübadele mi?

ile mehmet yüceer

               

                                                                      04.06.2016

  Almanya’nın Ermenilere yapılan ”Soykırımdır” anlamını taşıyan kararı sonrasında gene bize özgü mantık dışı akıl dışı eylem fikirlerinin dolaştığını görüyoruz.


Kimi Mersedes, BMW yakıyor, kimi oy veren Alman milletvekili Türklerin soyunu sopunu deşifre ediyor, kimisi dümdüz Merkel’e ”orospu” diyor saydırıyor.

Oysa bu olaylar olduğunda çuvaldız hiç aklımıza gelmiyor.

Hadi ben tarihçi değilim, bu konuda okuduklarımın dışında bilimsel hiç bir çalışmanın içinde olmadım.

Bu konuda cahil bir kimse olarak kendi kendime sorduklarım, sorguladıklarım var.

1914 yılında Ermeni nüfusunun sadece Anadolu coğrafyasında iki milyon civarında olduğu gerçeği var.

Rum nüfus ise 1.564.000 olduğu biliniyor.

Bu gün Anadolu coğrafyasında elli bin Ermeni’nin yaşadığını biliyoruz.

1914 yılında Anadolu nüfusunun 14 milyon olduğu da biliniyor.

Demek ki Ermeni, Rum, Yahudi nüfusun toplamı dört milyon civarında olduğuna göre bu da o günkü nüfusun  nüfusun %28 ‘i eder.

Bu güne bu oranı taşırsak yani seksen milyonun yüzde 28′ ini alırsak Ermeni, Rum, Yahudi nüfusun 22 milyon civarında olması gerekir.

Bu tespit kabaca matematik bir işlemin bu güne uyarlanışı sonucu çıkan  nüfus tespitidir.

Peki Anadolu coğrafyasında bugün için yirmi iki milyon olması gereken Ermeni, Rum, Yahudi nüfusu ne kadar?

Elli bin civarında Ermeni, altmış bin civarında Rum yaşamaktadır.

Bu günkü nüfusun onbin de 13’ü kadarıdır.

Almanya’nın aldığı karar nedir?

Diyorlar ki: ”1915 yılından itibaren bir yıl boyunca Anadolu da yaşayan iki buçuk milyon Ermeni yok edilmiştir ve bunun adı soykırımdır”

Bu kararı daha önceki yıllarda alan ülke sayısı 29′ dur.

Bu gün canımız, ciğerimiz dediğimiz Arap ülkelerinin bazıları da bu kararı almıştır.

Biz ne diyoruz? ”Osmanlı 1915 yılında soykırım yapmamıştır, tehcir yani yer değiştirme sürgün olmuştur, bu da savaş koşullarında doğaldır.”
Bunu söyleyen Türkiye Cumhuriyeti hükümetleridir ve bu politika AKP hükümetlerince de tekrar edilmiştir.

”Soykırım” kararını ABD ‘nin 41 eyaleti de almıştır.

Yani bu gün ciddiye alınması gereken ülkeler Fransa, Almanya, İtalya, ABD soykırımı kabul etmiştir.

Peki benim gibi  bu konunun cahili olan milyonlarca yurttaş neye  ve kime inanacak.

Yaklaşık elli yıldır Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerinin ve devletinin söylediği gibi ”Soykırım yoktur” söylemine mi, yoksa dünyanın 29 ülkesi ve ABD’ nin 41 eyaletinin dediğine mi inanacağız.

Bu işin doğrusu nedir inanın ben çok merak ediyorum.

Yani iki tarafın aldığı kararların tartışmalı olduğunu kabul edersem yani soykırım vardır veya yoktur fikirlerine tereddütle bakıyorsam, bunun doğrusunu nereden öğrenebilirim?

Anadolu’daki Ermeni, Rum ve Yahudi nüfusu 1914 yılında bellidir ve bunun tartışması bile yoktur.

Peki soralım, sürüldü mü, öldürüldü mü, soykırım mı yapıldı ?

Bildiğim çok net bir şey var, onlar oralarda kalsalardı bu gün seksen milyon nüfusun %22 si Ermeni, Rum, Yahudi  olurdu.

Bu insanlar nereye gitti, neden bugün bu coğrafyada onbin’de 13 civarında Ermeni ve Rum kalmıştır.

Tekrar ediyorum bu insanlar nereye gittiler? Bunun sağlıklı, mantıklı bir cevabını Türkiye Cumhuriyeti devletinden duyamıyorum.

Elin oğlunun sırtında yumurta küfesi yok, unları tuzları kuru ekonomileri tıkırında dünya sömürüsünü yüz elli yıldır tıkır tıkır işletiyorlar.

Ülkeyi yönetenler hergün AB’ye, Merkel’e ABD’ ye heyt çekerse onlarda soykırım karalarını heyt, hayt, huyt demeden bağırmadan çağırmadan senin önüne koyuverir.

Bir ara Abdullah Öcalan(1999 yılı) Suriye’den kaçtığında İtalya da olduğu tespit edilmişti.

Ayakkabı, çorap ve bunlar gibi İtalyan mallarını yakmıştık.

Şimdi Alman mallarını yakmaya kalksak bütün ülkeyi boydan boya yakmamız gerekecek hiç bir babayiğit bunu göze alamaz.

Kısacası sen burada kuru kabadayılık yapıverdikçe onlarda senin önüne geçmişinde ne varsa koyuveriyorlar.

Hükümet yanlısı televizyonları izliyorum orada bekara karı boşayan bir sürü sorumsuz tipler Merkel e, Obama ‘ya sinkaf hariç her türlü hakareti ediyorlar.

İyi de güzel kardeşlerim bu ülkelere emperyalist, kan emici diyorsunuz neden incirlik kapatılmıyor?
Neden tam bağımsız Türkiye derken Alman, ABD mallarının ithalatını yasaklamıyorsunuz?
Neden NATO’dan çıkmıyorsunuz?

Neden hala İsrail’le kuzu sarması olmak için diplomatik adımlar atıyorsunuz?

Neden hala AB’nin kapsında yalvar yakar duruyorsunuz?

Yoksa ülkeyi yönetenler  de tıpkı sokaktaki vatandaş gibi atıp tutmayı, televizyondaki hiç bir sorumluluğu olmayan yazar çizer takımı gibi düşünüyor?

Eğer böyleyse bu devleti ben de yönetirim abiciğim…

Sonuç ne olacak biliyor musunuz?

Hani meşhur deyim var ya ”Şamar oğlanı ”dedikleri, gelen vuracak, giden vuracak biz de bir iki gün ağlayıp sızlanacağız.

Sokaklarda zerre kadar beyni bilimsel çalışmayan tiplerin elçilik duvarlarına yumurta atışını seyredeceğiz.

Bir iki ay sonra da hiç bir şey olmamış gibi şansölye Merkel’i altın varaklı Osmanlı motifli koltuklarda ağırlayıp öpüp koklayıp göndereceğiz.

Beyni zerre kadar bilimsel çalışmayan kuru kalabalıklarda ”Ben neden yumurtalarımı Alman konsolosluğunun duvarına attım” sorusunu bile sormayı akıl edemeden atın kıçındaki sinekler gibi yaşamaya devam edecektir.

Tekrar ediyorum Anadolu’da ne oldu?

Birileri çıksın açıklasın.

Bu konuda benim gibi okudukları dışında hiç bir bilimsel kaynağa ulaşamayan sade yurttaşlar da bu soykırım mı, tehcir mi, sürgün mü, mübadele mi öğreniversin.

Tekrar soralım.

Nüfusun %22 ‘si olması gereken Ermeni, Rum nüfusu bugün Anadolu’ da yoktur bunlar nereye gitmiştir?