Aralık 28, 2024

Tarikatlar yüz üç yıl sonra en güçlü dönemini yaşıyor.

ile mehmet yüceer

TBMM ‘nin açıldığı 1920 yılından bu güne kadar ülkedeki tarikatların büyük çoğunluğu Atatürk’e ve Atatürk devrimlerine karşı çıkmıştır.

Elbette bu konu çok uzun ve derin bir konu.

Sadece şunu söylemek isterim.

104 yıldan sonra ülkedeki tarikatlar ilk defa bu iktidarın yirmi dört yıl boyunca devlet olanaklarını tarikatlara aktardığı için en güçlü ve en cüretkar dönemimi yaşıyor.

Ayrıca siyasal islamcı belediyeler şehirlerin en güzel binalarını, para getiren işletmelerini de tarikatlara tahsis ettiler.

Artık onlar için Laik Demokratik Cumhuriyet bitmiştir.

İlk fırsatta da ”Yaşasın şeriat” şiarıyla şeriatı ilan edeceklerine çok az bir süre kaldığına inanır hale gelmişlerdir. (Bana göre hayal kuruyorlar.)

İşte bu tarikatlara giden, öpen, koklayan CHP’ li belediye başkanları olduğunu biliyorum.

Yani 104 yıldır Cumhuriyeti ve Atatürk devrimlerini yıkmak için yeminli bu insanların bu gün bir ziyaretle Laik demokrasiyi savunan, Sosyalist enternasyonala üye olan, seküler yaşam biçimini benimsemiş CHP’ ye sarılacaklarını, oy vereceklerini sanıyorlar.

Sayın Bülent Ecevit bu yanılgıya düşmüştü.

”İyi tarikatlar da var” diyerek Fethullahçılara selam çaktığı dönemde ben DSP İstanbul il başkanıydım.

Sayın Ecevit öyle dedi diye akşama kadar telefonlarınız, fakslarımız susmamıştı.

İl başkanlığı binası Fethullahçılarla dolup taşmıştı.

Ne oluyor diye biz de çok şaşırmıştık.

O dönemde Ecevit hastaydı, yaşlıydı, güçten düşmüştü, unutuyordu, olan bitenleri çok iyi okuyamıyordu.

Onun bu halinden yararlanıp o tarikat için ”iyi tarikat” dedirtenlerin de parti içinde kimler olduğunu çok iyi biliyorum.

İşte iyi tarikat diye gördüğü Fethullahçılar Cumhuriyete ve mevcut yönetime darbe girişiminde bulundu ve yüzlerce insanın ölümüne neden oldu.

Bundan dolayı ben CHP’ li belediye başkanlarına şunu derim.

Laik Demokrasi çizgisinden ödün vermeden sosyal belediyecilik yapın.

Halkın açlığına, yokluğuna, işsizliğine, çaresizliğine çare olacak politikalar üretin.

Kaynaklarınızın kısıtlı olduğu bu dönmede, tek parti rejiminin bir çok engellemelerine rağmen elinizdeki bütçeyi iyi planlayarak halka küçük dokunuşlar yapın.

Bunların çok güzel örneklerini önce Eskişehir de gördük, daha sonra Ankara ve İstanbul da gördük.

İşte bu tür uygulamaları yapıp halkın açlığına, yokluğuna ve cehalete teslimiyetteki etkenleri ortadan kaldıracak uygulamalar yaparsanız bir süre sonra devlet desteğiyle palazlanan o tarikatların yok olmasa bile halk desteğini kaybedeceğini göreceksiniz.

Bu gün İstanbul belediye başkanı Ekrem İmamoğlu’na düşman olmalarının en büyük nedeni tarikatlara akan milyonlarca doları kesmesi, kadınlar her alanda görev vermesi, tarikatlara tahsis edilen binaları geri almasıdır.

Buralara giden milyonlarca dolar kent lokantası, kreş, öğrenci yurdu, süt, anne kart bir çok sosyal belediyecilik alanlarına akmaktadır.

İşte bundan dolayı İmamoğlu ne kadar güçlenirse Cumhuriyet ve Laik demokrasi düşmanı tarikatlarda zayıflayacak ve gerileyecektir.

Elbette tarikatları yasaklamakta çözüm değil.

Tarikatlarda kanunlar ve kurallar içinde olmalıdır.

Kaynakları ve yaşam alanları devletin kanunları içine alındığında , vergi verir hale getirildiğinde, gelirleri şeffaf ve denetlenebilir olduğunda tarikatların bu günkü gücünü kaybedeceğini göreceksiniz.

Bu gün kayıt dışı ekonominin %70’e dayandığı bu ülkede en büyük kayıt dışı ekonomi tarikatların elindedir.

Sevgili CHP ‘li belediye başkanlarımıza duyurulur.