Türkçe Kuran okumak yasak….!
Ülkemizin en büyük sorunu bilmek yerine inanmaktır.
Bu gün cami cemaatinin %95’inin Kuran’ın ne anlattığını bilmediğini biliyoruz.
Kuran’da erkeklerin ve kadınların hakları konusunda devasa farklar olduğunu bilmediklerini biliyoruz.
Peygamberin 11 hanımı ve 50 cariyesi olduğunu bilmiyoruz.
Peygamberin hanımlarımdan boşandığında boşandığı hanımların evlenmesini yasak eden ayet olduğunu bilmiyoruz.
Peygamber öldüğünde dul kalan hanımlarının evlenemeyeceklerini öneren ayet olduğunu, peygamberin ise kimlerle evleneceğini bütün detaylarıyla ayet olduğunu bilmiyoruz.
Peygambere dayı, hala, amca kızlarının helal olduğunu anlatan ayet olduğunu bilmiyoruz.
Bu dünyada şarabın bir damlasının bile haram olduğuna inanılırken bir ayette ”cennette şaraptan ırmaklar vereceğim” dediğini bilmiyorlar.
Kadınların iki şahitliğinin bir erkeğe denk düştüğünü, kadınlar mirastan bir alırken erkeklerin iki aldığını bilmiyoruz.
Müslümanım diyen insanların ”Hıristiyan ve Yahudileri dost edinmeyin” diyen ayetler olduğunu bilmiyoruz.
Peygamberin yemeği elle yemeleri gerektiğini ve de yemekten sonra parmakların detaylı yalanması gerektiğini söyleyen hadis olduğunu bilmiyorlar.
Kuran’da beş vakit namaz olmadığını salat kelimesinin namaz değil dua olduğunu bilmiyorlar.
Salat anlamında günde üç kere dua edin denildiğini, kadınların saç teli görünmesin diyen bir ayet olmadığını bilmiyorlar.
Kuran’a bakarak namaz kılmanın mümkün olmadığını da bilmiyorlar.
Kuran’a göre de kurban kesmenin farz olmadığını da bilmiyorlar.
Kurban kesmenin bir Arap geleneği olduğunu da bilmiyorlar.
Kısacası bunları bilenlerin söylemesini, konuşmasını, yazmasını da istemiyorlar.
Bunu yazan Turan Dursun, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy, İlhan Arsel, Mustafa Öztürk, Yaşar Nuri Öztürk’ün ve yüzlerce aydının bu ülkede başına ne belalar açıldığını lütfen araştırın okuyun.
Yani kuranın içinde bin beş yüz yıldır yazılı olan bilgilerin halk tarafından bilinmesini istemiyorlar.
1925 yılında Nikola Tesla demiş ki ”Kutsal denilen kitapları anlayarak okuyan ateist anlamadan okuyan dindar olur”
Oysa Kuran bu gün bu haliyle bile bir buçuk milyar kişinin inandığı, yaşam biçimi olarak gördüğü bir din.
Bu din öyle bir din ki okuyarak ateistte olursun, okuyarak İŞİD, Hamas, El Kaide, Taleban da olursun.
Okuyarak Mevlana, Hacı Bektaş, Yunus’ta olursun.
Şunu iyi bilmek lazım Kuran bir bilim kitabı değildir.
Altıncı yüzyılın şartlarında ilerici devrimci bir kitaptır.
Kuran 600′ lü yıllarda o günün çok geri toplumunda ilerici bir düşünce olarak çıkmıştır.
Bu günün gerçeklerine cevap verip vermeyeceği ise çok tartışmalı bir konudur.
Altıncı yüzyılda bir tek ilerici düşüncesini söyleyelim.
O gün Arap toplumunda bazı erkeklerin yüze yakın karısı varken peygamber kuranla birlikte bunu dörtle sınırlamıştır.
Kalan boşluğu ise ”cariye alabilirsin” diye doldurmuştur.
Bu konu bile çok geniş tartışma konusudur.
Bundan dolayı egemen güçler, dinden beslenen kan emiciler lütfen Kuran’ın Türkçe okumasına karşı çıkmayın.
Toplumlar bu çağda mutlaka gerçek ne ise ona ulaşacak bir yol bulacaktır.
İnsanları Allah’la, Kuran’la ve dinle kandırarak sömürmekten lütfen vazgeçin.
Şunu artık anlayın Kuran kişilerin inanç dünyasında huzur bulmanın bir yolu olabilir ama toplumların yönetim biçimi ve devlet yönetme biçimi olduğunda o toplumları büyük felaketlere sürüklediğini de görün.
Bundan dolayı Kuran’ı yönetim biçimi olarak alan ülkelerden insanlar Laik Seküler toplumlara doğru kaçıyor.
Bu gün bizim ülkemizde devlet düzeyinde ve yönetim modelinde dindarlaştıkça bilimsel akla inanan doktor, mühendis ve bir çok eğitimli insan ülkeden kaçıyor.
Bu gün biliyoruz ki 15.000(On beş bin ) doktor ülkeyi terketti.
Ülke parası olan ve ülkeyi sömüren cahillerin egemen olduğu bir ülke olma yolunda hızla yıl alıyor.
Lütfen bu çıplak yalın gerçeği görün ve eğitimde, devlette ve de kamuda dinsel dayatmalardan vazgeçin.