TÜÜÜÜÜÜÜÜÜÜÜ…İK…
Devlet ülkenin her köşesinde yurttaşın babasıdır.
Hangi devlet?
Adaleti olan, hukukun üstünlüğüne inanan, halkın bir kılına zarar geldiğinde koşa koşa giden, Fırat’ın kenarında koyunu kaybolan vatandaştan sorumlu olan devlet, kısacası şefkatli baba olan devlet babadır.
Bu gün ise baba babalığını unuttu.
Baba her gün evladını dövüyor, hakaret ediyor.
Her gün evladını açlığa mahkum etmek için elindeki paraları çar çur ediyor.
Evlatları açlıktan kıvranırken o alemlerde gönül eğlendiriyor.
Bu durumda böyle bir devlete baba denilebilir mi?
Anadolu da bu durumu izah etmek için zamanın devrinde devlete ”Dövlet” denirmiş.
Çünkü devlet vatandaşını dövdüğü için ”dövlet” olmuş.
Bu günde devlet baba maalesef hayırsız ve çocuklarına faydası olmayan bir baba durumuna gelmiştir.
Bunu neden söyledim?
En son TÜİK’in açıkladığı rakamlarla devlet yani TUİK halkının maaşını düşük tutmak için rakamları düşük açıklıyor.
Çalışanın, işçinin, memurun maaşını düşük tutmak için enflasyonu düşük açıklıyor.
Yani devlet baba evladını kandırıyor.
Devlet baba evladına yalan söylüyor.
Gene aynı baba sokakta yürümek isteyen evladına cop vuruyor, gaz sıkıyor.
Evladı konuştu, sordu, sorguladı diye, baba neden böyle yapıyorsun diye sordu diye hapse attırıyor.
Neden?
Çünkü devlet şefkatli baba olmadığı için kin ve nefretle dolmuş bir baba olduğu için evladına acımıyor.
Bu TUİK başkanının eşi çocukları var mı bilmiyorum.
Bir evvelki Bayrampaşa belediye başkanı Atila Aydıner’in damadı olduğu söyleniyor.
Halkın %80′ ninin aşını, ekmeğini elinden almak için sahte enflasyon rakamları açıklarken akşam evine gittiğinde çocuklarının karısının yüzüne utanmadan nasıl bakıyor?
Resmen altmış milyon insanın hakkını utanmadan almakla hiç mi vicdanını sızlamıyor.
Yarın insanların yüzüne nasıl bakacaksın?
TÜİK sen bu gün tek parti ve tek adam rejiminin devlet gücünün arkasına saklanıp herkesin hakkını yiyebilirsin.
Bunun yarınları da var.
Kamuda işlenen suçların zaman aşımı olmadığını bilmen gerekir.
Elbette dirayetli ve fikri takip yapan muhalefetle bu olacaktır.
Bundan dolayı bu gün TÜİK nefret duygularının en üstüne çıkmıştır.
Nefretin nirvanasına ulaşmıştır.
Halkın kini nefreti TÜİK’in üzerindedir.
Elbette o kurumların en başında olan ve tek adam rejimin sahibi olan sayın Erdoğan bütün bu olanların baş sorumlusudur.
Yarın ”Ben Mehmet Şimşek’in ve TÜİK’in yaptıklarından sorumlu değilim. Onların halka bu kadar kötülük yaptıklarından haberim olmadı. Daha sonra bana eniştem söyledi. O söylediğinde de iş işten geçmişti” derse hiç şaşırmam.
Çünkü tek parti rejimin tek adamına hiç bir eksik, hata, kanunsuz yapılan iş ve işlemler işlemiyor.
Sorumlu o değil.
Otobüsün şoförü sürekli kaza yapmasına rağmen her kazada suç muavine yükleniyor.
Otobüs şoförü yerinde kalırken sürekli muavinler değişiyor bütün suçta muavinlere yükleniyor.