Ülke pazarlanıyor.
Turgut Özal’dan bu yana Türkiye dünyaya pazarlanıyor.
Dağı, taşı ,ormanı ,suyu, fabrikaları, madenleri, bankaları, tarım alanları, barajları, gölleri, limanları, mercimeği, eti, sütü emperyalizmin pazarı haline geldi.
Buna çanak tutan yerli işbirlikçileri de var.
O yerli işbirlikçilerin yeşil deyince akılına dolar geliyor ve dolar aklına düştüğü anda ne zeytini, ne çamı, ne meşeyi ne börtü böceği gözü görmüyor katlediyor.
Şu ada geldiğimiz noktada devletin/halkın elinde kalan son mallar, stratejik öneme sahip değerli madenler, köprüler, yollar satışa çıkarıldı.
İnanın o kadar çok borcumuz var ki yüz yıllık Cumhuriyetin bütün yaptıklarını sata sata borçları bu güne kadar çevirdik.
Peki son malları da sattığımızda borcu çevirmek ve ödemek için neyi satacağız?
ABD ile yapılan son anlaşmada işin tuzu biberi oldu.
191 dolara İran gazını almayıp, o da olmadı 350 dolara Azeri gazını almayıp dünyanın öbür ucundan 610 dolara gaz almak akıl alacak bir işi gibi görünmüyor.
Trump’ı dinleyip Rus gazını almasak bile gazın parasını ödemek zorunda olduğumuz konusunda anlaşmanın olduğu konusunda paylaşılan bilgiler var.
Bütün bunlar oldu ülke çok güzel pazarlandı ve elimizde kalan son mallar da satılıyor. ( Bilerek mallar diyorum çünkü satılan her şey maldır)
İşte CHP çıkıp şunu demeli haksız, hukuksuz ve Türkiye aleyhine yapılan, halkı soyan sömüren, ülke çıkarlarına uymayan bütün anlaşmaları iktidara geldiğimizde yırtıp atacağız.
Halkı düşünmek, halkın sömürülmesine karşı çıkmak, ülkenin haraç mezat satışına karşı çıkmak her yurtseverin görevidir.
CHP acil olarak bu anlaşmaları masaya yatırıp gözden geçirmeli ve ülke aleyhine olan bütün anlaşmaları iktidar olduğunda iptal edeceğini şimdiden dünya kamuoyuna açıklamalıdır.