Utanç parkı.
Bu ülkenin geçmişinde o kadar çok utanılacak ve nefret edilecek insanları yönetimlere getirdik ki insan şu özdeyişi demeden edemiyor.
”Süt neyse kaymağı odur.”
Yani süt bozuksa kaymağı da bozuk olur.
İleride demokrasiden, insan haklarından, kadın haklarından, adaletten, eşitlikçi paylaşımdan yana bir iktidar kurulduğunda mutlaka şehrin en işlek yerine ”Utanç parkı” kurulmalıdır.
Bu parkın içine geçmişte halkın parasını çalanların ve halka ihanet edenlerin heykelleri veya büstleri dikilmelidir.
Bu parkın içine girenler öncelikle bu büstlerin önünden geçmeli ve halkına ihanet edenlerin yüzüne tüküre tüküre geziye devam etmeli ve bittiği yerden itibaren de bu insanların halkına nasıl ihanet ettiklerinin metinleri asılmalıdır.
Buna çok büyük ihtiyaç var.
Diyeceksiniz ki senin ihanet etti diye gördüğün bir kişiyi bir başkası kahraman diye görüyor nasıl karar vereceksin?
Evet bu çok bir soru ama bunun çok net bir cevabı yok.
Bu gün Hitler, Mussolini, Salazar, Franko, Kenan Evren, Faik Türün gibi tarihin mahkum ettiği insanların portrelerini koyarsak ortak mutabakat çıkmış olur.
Bu gün ve hemen bir gün önceki yöneticiler içinde tarih kararını verecektir.
Bu insanların yaşadığı dönemdeyse milyonlarca insan onların iktidarda kalması için ve onların zalimliklerine onay verdiklerini de unutmayalım.
Yani kararı o günün halkının vermiş olduğu kararlar değil tarihin adaletli süzgeci ve vicdanı bu kararı veriyor.
Bu gün zalimlik, halkına düşman olanları gören, söyleyen, ikaz eden insanlar ise vicdanlı, aydın ilerici insanlar olarak görüyoruz.
Tarih boyunca Pisagor,Galileo,Lavoisier,Sokrates ve binlerce örnekle doludur.
Bu güzel insanlar geçmişte despot halk düşmanı insanların karşısında dönemine göre şeytanlaştırmak için neyle suçlanmışlardı?
Vatan haini, komünist, şeytan, cadı, bölücü v.s tıpkı bu günkü gibi.
İşte Hitler döneminde ve ona benzer liderlerin o günkü uygulamalarını görenlerin ileriyi görmeleri ve aydın olmaları gibi.
En son olay Boğaziçi Üniversitesinde yaşanan Melih Bulu olayı.
Öğrenciler, öğretim üyeleri ve bir çok STK seni istemiyorum demesine rağmen yedi aya yakın o koltukta utanmadan oturmayı başarabildiğinden dolayı, utanmazlığa örnek olarak Melih Bulu büstü dikilebilir.
Çünkü insan davetli olmadığı düğüne, gitmez, istenmediği yerde bir dakika durmaz.
Bu insanlığın ve onurlu şerefli insan olmanın en temel kuralıdır.
İşte bir tane büstün yeri belli oldu, diğer büstlerin yeri de belli kriterlerle oluşturulabilir.
Örneğin hazineyi soyanlar, bir görev, üç dört maaş alanlar, halkına sürekli yalan söyleyenler, halkına işkence edenler, halkın özgürlük alanlarına sürekli ayar vermeye kalkanlar ve bunun gibi örneklerin muhatabı halk düşmanlarının heykelleri o parka dikilebilir.
Ne dersiniz?
Not: Melih Bulu görevden alan irade ondan daha beterini atmasını da bilir. Bundan dolayı gelen gideni aratacaktır. Atayan bu güne kadar bizi hiç yanıltmadı.