Vatan haini kim?
Elazığ İnşaat Emlajk müdürlüğünde inşaat mühendisi asteğemen olarak askerlik görevimi yaptım.
Elazığ da bir yıl kaldım.
Müdürlükte sivil memurlarla birlikte görev yapıyoruz.
Askeri inşaatların denetimini ve hakedişlerini yapıyoruz.
Sivil bir memur ne zaman lavaboya gitse geri geldiğinde bir kaç tane A4 dosya kağıdıyla elini siliyor ve çöpe atıyor.
O yıllarda tuvalet kağıdı ve peçete yaygın değil yok.
Bir iki bu durum devam etti.
Birgün dayanamadım dedim ki ”O kağıtlar milli servet israf yapman doğru değil. Yarın gelirken evinden bir havlu getir onunla elini kurula”
Elbette çok bozuldu ama ertesi günü havlusunu getirdi ve dediğimi aynen yaptı.
Bizim neslimiz yerli malı kullan, israf yapma kültürüyle yetişti.
Şimdikiler ise bırakın bir dosya kağıdını ülkenin fabrikalarını, limanlarını, tank fabrikasını, borsasını, bankalarını, ormanlarını, vatandaşlığını, madenlerini satıyor ve bunu ”icraat” olarak görüyor.
En son Atatürk hava alanına sokulan makinelerin doksan yıllık pistleri kırdığını seyrettiğimde içim yandı.
Kabus gibi, hiç bir şey yapamadan oturmak o kadar acı ki…
Tamam iktidar değiştiğinde, bu politikalardan yana olmayan bir iktidar oluştuğunda o barakalar ve saç ekme hastanesini yıkıp, sökülen pistleri yeniden yapıp tekrar Atatürk hava alanını açacaktır.
İyi de devletin bir tane dosya kağıdın kollayan bir nesilden, devletin bütün kaynaklarını satan, pazarlayan bir anlayışa nasıl evrildik ?
İsraf, savurganlık, talan ve bütün kamu kaynaklarını dünyanın emperyalist şirketlerine satmayı ”milli politika” olarak algılayan böyle bir anlayış neden bunu yapıyor?
Kılıçdaroğlu ”Bu icraatın altında imzası olan, mürekkebi olan herkes vatan hainidir ” dedi.
Haksız mı?