Ya demokrasi ya teokrasi.
Bu ülkede toplumun büyük bölümü dindarlıkla dincilik ve siyasal islamcılığın sınırlarını çizemeden yoluna devam ediyor.
Oysa dindar insan Allah’la kendi arasına hiç kimseyi sokmaz.
Yani ruhban sınıfı yaratmaz.
Dindar insan Allah’la kendi arasına siyasetçi, tarikatçı sokmaz.
Dinci ve siyasal islamcı ise inanmış olduğu dinin amaçladığı siyasi düşüncenin yani şeriatın iktidar olması için istediği gibi eğer büker.
Onun için o amaca ulaşana kadar din sadece amaca hizmet eden bir araçtır.
Din amaç için her türlü eğilip bükülebilir, din üzerinden takiye yapılabilir.
İşte bu gün ülkemizdeki dindarlar bu tuzağa düşmüş olduğunun farkında değil.
Bunu yaşayan ülkelerin başına neler geldiğini de tam olarak bilmiyor.
İran, Pakistan, Sudan, Mısır, Afganistan, Malezya, Endonazya…v.s
Oysa siyasal islamcının iktidar olduğu ve yaşamı onun anladığı dine göre şekillendirdiği toplumlarda özgürlük, kadın hakkı, demokrasi, örgütlenme özgürlüğü, basın özgürlüğü, hatta insan hakkı yoktur.
Siyasal islamcıya göre kadın sadece evde oturmalıdır çocuk doğurmalıdır ve hiç bir hak talep etmeden kocasının hizmetinde olmalıdır.
Budan dolayı siyasal islamcı 6284 sayılı yasaya, İstanbul sözleşmesine bu anlayışından dolayı karşıdır.
Bundan dolayı kadın düşmanlığı yapmaktadır.
Oysa kadının sosyal yaşamda ve iş yaşamında olmadan o ülkenin kalkınması ve ileri gitmesi mümkün değildir.
Nasıl ki bir atlet tek ayakla yarışamazsa kadın olmadan da sosyal yaşamın başarıya ulaşması mümkün değildir.
İşte bu gün kadın düşmanı, kadın hakları düşmanı siyasal islamcı, dinci bir yapıya karşı Kılıçdaroğlu’nun öncülük ettiği demokrasi cephesi yarışa giriyor.
İnanın bu kadar sert ve net bu iş.
Ya karanlığa (teokratik bir rejime) doğru açılan kapıyı, ya da aydınlığa açılan kapıyı açacaksınız.
Bu iş bu kadar basit basit olduğu kadar da ciddi bir iş olarak algılanıp sandığa gidilmelidir.
Sandığa gitmek yetmiyor ayrıca hırsızlığı ve inanmış olduğu yolda hırsızlık yapmayı mübah gören bir anlayışa karşıda hırsızlığın önüne geçecek örgütlenmeyi de sağlamak gerekiyor.