Yalan söyle seçimi kazan !
Ortalıkta yalan, yanlış bilgiler dolaşıyor.
Tarih yazıyla birlikte başladığına göre, M.Ö..3200 yılından bu yana yazılanlardan insanlığın ne yaptığını biliyoruz.
O halde bugün Türkiye’yi yönetenler bunu bildiği halde bütün bilgileri neden yanlış ve çarpıtarak söylerler.
En son Abdülhamid ve Sultan Süleyman tartışması bu işin tuzu biberi oldu.
Yedi yılda yapılan camiyi bir yılda yaptırdı, Abdülhamid idam edilmedi eceliyle öldü.
Bütün bunlar Osmanlı kayıtlarında mevcut.
Öyle mevcut ki, benim dedemin, dedesinin dedesi, dedesi 1560 yılında Tokat, Tozanlı yöresinde değirmeninden verdiği vergiyi bile görüyorum.
Yani Osmanlı köyü, kenti, vergiyi, buğdayı, koyunu, kuzuyu saymış kayıtlara geçirmiş.
Bir tek kadınları insan yerine koyup saymamış.
İyi de AKP’ye oy veren seçmen bu dünyanın bir parçası olan Türkiye topraklarında yaşıyor.
En az %90 ‘nı da okuma yazma biliyor.
Yani bir bilginin doğru olup olmadığını elinde bulunan akıllı telefondan öğrenebilir.
Bunu yapmayıp ”Benim liderim ne derse doğrudur” diyen adamın adamlığı hatta insanlığı tartışılır.
Bir siyasi partiye, lidere inanmak demek liderin her dediğini kabul edip kapıkulu olmak mıdır?
1972 yılında İsmet İnönü ile Bülent Ecevit arasında genel başkanlık yarışı başlar.
Ecevit İnönü’ye ne demişti? Hem de İnönü’ye.
”Bizler özgür, demokratik bir partinin özgür üyeleri mi olacağız, yoksa kapıkulu mu? ”
Bu çıkış parti içindeki özgürlükçü sol arayışın hızlanmasını sağladı ve Ecevit CHP genel başkanı seçildi.
Yani solda siyaset yapanlar kapıkulu olmayı reddeder.
(1985 sonrası DSP ve Ecevit örneği ise bu söylemin çok ama çok farklı bir yereler seyrine neden oldu. Bu konu da ayrıca tartışılması gereken bir konu)
Bundan dolayı AKP ‘de siyaset yapan namuslu, dürüst, eğitimi, bilgili aile babası insanlar tanıyorum.
Allah aşkına genel başkanınıza bir mesaj yazıp ”Sayın genel başkanım Abdülhamid konusundaki görüşlerini ve cami örneğiniz doğru değil, lütfen bizleri ve toplumu yanıltmayın. Hem sizi dindar bir insan olarak hatta dini hukukun yönetim biçimi olmasını savunan şeriatçı bir kişi olarak biliyoruz. Böyle söylerseniz tanrı sizi çarpar. Burada çarpmazsa ahirette cezalandırır” diye yazamazlar mı?
Siyaset ne zamandır yalan, dolan, rant, üç kağıt işlerinin rahat kullanıldığı alan haline getirildi?
Gerçekten çok üzülüyorum.
AKP’ li dostlarım adına çok üzülüyorum.
Osmanlının bütün arşivi orta yerde duruyor.
Hani Sümer, Akad, Babil, Hitit döneminden örnekler verse anlarım.
Abdülhamid’in idam dilmediğini herkes biliyor ama lider ”idam edildi” diyor.
Hani birisi dedi ya ”Aya yol yaptık desek bize inanacak milyonlarca kitlemiz var”
Gerçekten bu hale geldiysek bu ülkede demokrasi falan yaşamaz.