Yaş altmışbeş .
Bu gün itibarıyla 65 yaşından gün alıyorum.
Bu ne denek?
Devletin kurumları tarafından adam yerine konulmamaya başladığımız gün demek.
Belediye otobüsüne ve bilumum kamu ulaşım araçlarına beleş binmek demek.
Bu ne denek?
”Senin on yıla yakın bir ömrün kaldı sana iyi davranmam gerek”
Bu ne demek?
Tapu dairesinde satışa gittiğinde akli dengesi yerinde mi diye rapor istemek.
Gençler diyor ya… ”65 yaş üzerindekilerden beleş otobüse binmesi yerine gençler binsin” inanın haklılar.
Türkiye’nin yaş ortalaması 78 .
Bu arada bilgi.
En uzun yaşam süresi Tunceli ve Muğla yaşam süresi… 80.5.
65 olduğuma göre 13 yıl daha yaşama sürem var.
Bu da garanti değil.
Belki bir saat sonra belki on üç yıl sonra toprağa karışıp Veysel’in dediği gibi çiçek olacağız, börtü böcek olacağız, kuzulara yem olacağız.
Bunun da saati belli değil tıpkı deprem gibi.
Bazen arkadaşlar arıyor diyor ki ”Milletvekili adayı olmayı düşünüyor musun?”
”Ya arkadaş devletin resmi kurumları bizi adam yerine koymazken siyasi parti mi adam yerine koyup listeye koyacak” diyorum gülüyorlar.
Ayrıca bu yaşta birilerinden bir şey istemek her babayiğidin harcı da değil.
Yani partiyi arayıp abiciğim, ablacığım diyerek yalvar yakar listede yer istemek bu yaşta olacak iş değil.
Elbette 15 yaşından beri kendidimizi ifade ettiğimiz yer bellidir.
Emekten, ezilenden, hakça bölüşümden, insanca hakça bir düzenden, eşitlikçi özgürlükçü bir demokrasiden, kadın haklarından ve temel insan hakkından yana olma düşüncemizin peşindeyiz ve siyaseten de bunu ”sol” diye ifade ediyoruz.
Elbette solun bir çok renginin içinde bir yerlerdeyiz.
Bundan dolayı 65 yaşına girmek benim açımdan böyle bir şey.
Artık ihtiyar emmilerle ben de belediye otobüsünde, Marmaray da, vapurlarda beleş olarak seyahat etme hakkını elde ettiğim için mutluyum dersem bunu lütfen ironi kabul edin.
Çok uzatmadan son söz inanın insanın yüreği ve beyni yaşlanmıyor.
Benim yüreğim ve beynim hala yirmi yaşında, kendimi hala çok genç hissediyorum.
Hala okuyorum, yazıyorum, düşünüyorum, dostlarımı tanıyorum, üllke sorunlarının çözümüne kafa yoruyorum.
Demokratik Cumhuriyet ve özgürlükçü sol bir iktidar için heyecan duyuyorum.
En önemlisi de insanları din, dil, mezhep, ırk, etnik köken ayrımı gözetmeden sadece insan olduğu için seviyorum.
Dünyanın bütün insanlarını birbirine düşman eden,
ayıran,
ayrıştıran,
bütün inançların,
ideolojilerin ve dogmaların yok olduğu,
bütün dünya insanlığının kardeşçe yaşadığı,
sınırsız,
engelsiz,
tel örgüsüz,
dünyanın bütün olanaklarını ayrımsız,
eşitlikçi bir anlayışla bölüşüldüğü bir düşüncede benim ütopyam.
Yaş 65′ miş olsun önümde kalan 13 yılı ( elbette garanti değil belki bir saat belki on üç yıl tıpkı deprem gibi saati belli değil) en iyi şekilde değerlendirmek için hala yirmi yaşımda gibi hissediyor olmam da benim için en büyük moral motivasyon.
Yaş günümü kutlayan sevgili dost ve tanıdıklarıma saygı ve sevgilerimi gönderiyorum.