Yaşasın YSK. (Yüksek Seçim Kurulu)
Bu gün sayın Erdoğan Cumhurbaşkanı adayı olmak için müracaatını yapacak.
Elbette hemen hemen bütün hukukçular anayasanın 101. maddesine göre ”aday olamaz” diyorlar.
Diyelim ki aday oldu ve YSK’ da dedi ki ”anayasaya göre Cumhurbaşkanı adayı olamazsın.”
Çünkü Anayasaya aykırı bu müracaatı kabul edersek ve sen seçimi kaybedersen anayasayı ihlal suçundan yüce divanda müebbet hapis suçlamasıyla yargılanırız diyebilirler.
Al başına bir mağduriyet daha.
Sayın Erdoğan’ı sevenler YSK önüne yığılırsa, reisimizi YSK’ ye yedirtmeyiz derse ve de sosyal kargaşanın fitili ateşlenirse ne olacak?
Elbette düşünmek insan olanın en doğal davranış biçimi.
Düşünen ve yıllardır siyasetin içinde olan bizim gibi insanlarda olabilecekler konusunda düşünmenin ötesinde sesli düşünmek gibi bir görevimiz var.
Hani deniliyor ya ”sayın Erdoğan kaybedeceği seçime girmez”
Bütün anketler sayın Erdoğan’ın kaybedeceğini gösteriyor.
Hatta dün akşam televizyonda Emre Kongar hoca açıkladı.
Sarayın anketçisinin yaptığı ankette bile sayın Erdoğan’ın kaybedeceği görünüyor.
Bu durumda kaybedeceği seçime girmenin en iyi sonucu YSK’ nın seçime giremezsin kararı olacaktır.
Bu da sayın Erdoğan’ın kurtuluşunun ilk işareti olabilir.
Elbette Türkiye bulunduğu coğrafya ve jeopolitik durum bir kişinin siyasi ikbali için çok büyük kargaşalara sürüklenmesine izin vermeyecek kadar büyük bir ülke.
Hiç kimse ne halkımız, ne de batılı, doğulu, kuzeyli, güneyli dış güç denilen yapıların böyle bir ortamın oluşmasına katkı vermezler diye düşünüyorum.
Bütün bu yapılar ve Türkiye halkı kargaşasız, kavgasız, dövüşsüz sayın Erdoğan’ı evine göndermek ister.
Bütün bunlara rağmen ve dünyaya rağmen sarayın kendi içinde bu oyunu kuracak, kurgulayacak gücünün olduğu kanaatinde de değilm.