Kasım 12, 2023

Yeni kentsel dönüşüm yasası.

ile mehmet yüceer

Vatandaşımızın kentsel dönüşüm yasası diye adlandırdığı ve 16.05.2012 7 yılında çıkan Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun revize edildi ve işlerin hızlandırılması, hızlı dönüşümler yapılması mantığı içinde yeni uygulama yürürlüğe girdi.

Yeni çıkan yasanın eleştirilebilecek yanları olduğu gibi işlerin hızlandırılamsı için atılan adınlar olduğu da görünğüyor.

Bu adımlarda mülkiyet hakkı ve hukukun tek adam rejimin mantığı içinde tek adam yasası gibi eleştirilerde var.

Riskli yapı ilan edilince uygulama projesi olmadan da ihale yapılabilecek.

Riskli yapı oturanlar tarafından engellenirse mülki amirler devreye girecek ve zorla karot alınabilecek ve tahliye edilebilecek.

Bunun içinde yasal süreyi 160 günle sınırlandırmış görünüyorlar.

Tahliyeden sonra 90 gün içinde binanın yıkılması gerekiyor.

Rezerv alanı ilan edildikten sonra 90 gün içinde yıkılacak.

İlk yasada dönüşüm için mülkiyet sahiplerinin 2/3 şatı varken yeni yasada salt çoğunluk yeterli görüldü.

Kentsel dönüşüm işlemleri tek elden yani bakanlık ve şehirlerde yetkilendirdiği kurumlar söz sahibi olacak.

Bu durumda yerel yönetimler, ilçe belediyeleri ve büyük şehir belediyeleri tamamen devre dışı bırakılmış oluyor.

Bu kurum bölgedeki imar ve yapılaşma hakları kısıtlanabilecek, elektrik ve su hizmetleri durdurulabilecek.

Bu kurum, yerel yetkili kurum gerektiğinde şehirlerde rezerv alanı ilan edebilecek.

Deprem bölgesinde ise işlemlerin hızlandırılması için bu kurum tam yetkili olacak.

Yani tam bir keyfiyet.

Tek adam rejimi kentsel dönüşüme de yansımış görünüyor.

İtiraz süreleri ise hasar tespitine on beş gün, bilirkişi raporlarına ise yedi gün ile sınırlandırılmış durumda.

Deprem bölgesinde ise hasar tespit raporlarına on gün içinde itiraz edilebilecek.

Bu süre içinde itiraz edilmediği taktirde tutulan rapor doğru veya yanlış yürürlüğe girecek.

Yasanın en büyük sıkıntısı işler kolaylaşsın diye bakanlığın alt kurumlarına verilen yetkiler ve onların rezerv alanı ilan etme hakkı.

Bu keyfiyeti ve mülkiyet hakkının hukuki boyutlarını yok sayabilecek bir girişim olarak görünüyor.

Riskli yapı ilan edilirken vatandaşın rızasıyla karot ve diğer işlemler yapılırken yeni yasada yetkili bakanlık kurumu mülki amirle yani zorla bu işlemleri yapabilecek.

Dönüşüm alanlarında mülk sahibi olanların yerinde oturması yaklaşımı ortadan kalkmış görünüyor.

Buradaki tapu sahipleri başka bölgelerde de yer gösterilip ikametgaha zorlanabilecek.

Mahkeme süreçleri 160 günle sınırlanmış görünüyor.

Bu da hızlı karaların çıkması hataları ve haksızlıkları arttıracak eleştirileri var.

İskanlı veya planlı alanlarda da bakanlık hiç kimseye sormadan görüş almadan rezerv alanı ilan edilebilecek.

Burada da yapılan eleştiri rantı yüksek olan yerlerde bu tür karalar alalınarak yandaşa dönüşüm alanları yapılabileceği eleştirileri var.

Düşünün boğazın ön görünümünde planlar İBB, ilçe, belediyeleri yok sayılarak rezerv alanı ilan edilip dönüştürmek ve oraları milyon dolarlarla satılırken içindekiler başka bölgelerde yer gösterilebilecek.

İşte yasanın eleştiri yapılan bir yanı da bu.

Kentsel Dönüşüm Bakanlığı özel bütçeli idare olarak örgütlenirken Dünya Bankası tarafından finanse edilen kredinin Kentsel Dönüşüm Bakanlığı’na tahsisli olarak kullandırılmaya devam edilmesine yönelik düzenlemede yapıldı.