Yetmişin kapısında ah vah çekmek…
İnsanlar elli yaşından sonra ahlar vahlar çekmeye başlıyor.
Yediği kazıkların uğradıkları haksızlıkların arşivini açıyor.
Actığı her olay ruhundan yeni parçalar koparıyor.
Oysa geçmişteki olayların yaşanmış bitmiş olduğunu, oralara geri dönmenin tekrar yaşamanın yeni duygular kurmanın mümkün olmadığını bir bilse mutluluk kapısını açmış olacak.
Ne güzel tam elli yıl bir çok acı tatlı olay yaşamışsın beynini sil temizle yepyeni mutluluklara yelken aç.
Artık büyük deneyim ve tecrübeler ışığında mutlu olmayı daha kolay becerebilecegini anla.
Dostluklar kurmuşsun devam et, kuramamışsan yeni dostluklara yelken aç.
Bu da mı olmuyor yalnızlığınla dost olmayı dene.
Senin gibi mutlu olmaya yelken açmış sayısız insan seni bekliyor.
Gelmişsin altmışın kapısına vur kapıyı gir içeri yeni yaşında yeni mutluluklar kur.
Şunu da bil ki yetmişin kapısına gelmişsen yaşadığın kadar yaşayamayacağını anla.
Dinli dinsiz, kör topal, zengin fakir deme insanı sev.
Doğayı, hayvanları, kadınları, erkekleri, çocukları, bebekleri, gençleri sev.
Sevmeyeceklerin belli ve onlar çok az.
Işık hızında olmasa bile nefesinin hızında mutlu git şu boktan dünyada.