Ağustos 31, 2022

Zengin olmanın rol modeli.

ile mehmet yüceer

Birkaç defa bu konuda yazı yazmıştım.

1994 yılından bu yana belediyelerde ve kamuda görev yapan belediye başkanı, meclis üyesi, milletvekili, bakan, genel müdür için didik didik bir araştırma yapılsa ”Nereden buldun bu malı, parayı” diye sorulsa abartmıyorum ama %90’ı izah edemez ve mahkum olur.

Kalan kısmı bilerek %10 bıraktım belki de daha azdır.

Çünkü düzen soygun düzeni.

Bu düzenin en büyük örtüsü de din ve türban.

Çünkü din ve türban denildiği anda kişinin ne yolsuzluğu, ne hırsızlığı konuşulmuyor bile.

İşte en son olay buna en güzel örnek.

Erzurum milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu olayı otuz yılın bir özeti gibi.

Zehra hanım kayıt altına girmeyen haksız kazançlar için kız kardeşlerini, eşini, kendisini kullanmış ve kazancının kaynağını açıklaması da mümkün değil.

Çünkü sadece kocasına verdiği harçlık iki buçuk milyon dolar.(elli milyon lira.)

Ne diyor; ”Benim kocam başım açık resmimi çekmiş yayınlamış.”

Türban siyasal İslam’ın simgesidir derken bunu anlatmak istiyorduk.

Aynı şekilde Zarraf, Merve Kavakçı, İBB’ den haksız, usulsüz burs alan hanımefendiler.

Bunlar gibi soyuyla, sopuyla vurgun ve haksız kazancın içinde yüzen binlerce insan sayılabilir.

İşte bunlardan birisi olan Zehra hanım diyor ki ”Beni Allah çok büyük servet vererek denedi.”

”Ben 6666 ayete kendimi adamış birisiyim.”

”Ben öldüğümde arkamdan bir fatiha, bir yasin okumaları benim en büyük ödülüm olur.”

Yani ne oluyor?

Din, türban, ayet, dua, Allah haksız kazançlarını örtmek için kullanılıyor.

Biz de otuz yıldır ne diyorduk: ”Siyasal İslamcılar, dini ticarete, haksız kazanca ve de kamu malına çökmek için kullanıyorlar”

Tam otuz yıldır ulvi değerleri kullanarak ülkeyi soyduklarını anlatmaya çalıştık.

Otuz yıldır maalesef anlatamadık.

Bu siyasal İslamcı kadrolar yediler, yediler devletin ne hazinesinde, ne merkez bakasında para bırakmadılar.

En son enflasyon uydurması ve zamlarla halkın cebine el atınca halk uyanıverdi.

Şimdi halk diyor ki ”Ben üç liralık domatesi neden on beş liraya alıyorum.”

Cevabı çok açık, otuz yıldır bütün her şeyin bitirildiği için, har vurup harman savrulduğu için, kayıt dışı ekonomiyi %70 ‘lere çıkardıkları için senin birikimine çöküyorlar.

Bugün zam bu demek.

Senin bir liraya yediğin ekmeği beş liraya yemenin sebebi de bu.

Sonuç olarak halk soyulduğunu soyanların elini cebine atıp son elli lirasını almaya kalkana kadar uyanmadı.

Hala da uyandıkları konusunda benim şüphelerim var.

Çünkü yapılan bir araştırmaya göre son yirmi yılda uygulanan eğitim sistemi ve sosyal politikalar yüzünden halkın %43’nün zeka seviyesi 11’e IQ’sü ise 89’a düştüğü söyleniyor.

Bu ne demek?

İnsanımız 11 yaşındaki çocuk kadar algılıyor ve 89 IQ ise donuk beyin ve geri zekalılığa yakın bir algı anlamına geliyor.

Bundan dolayı olan bitenleri insanımızın doğru algılama sıkıntısı çektiği ve doğru analizler yapabilecek analitik düşünme yeteneğini kaybettiği söyleniyor.

Şimdi bu durumda olan insanların son otuz yılda olan biteni doğru algıladığı konusunda açıkçası benim hala tereddütlerim var.

Bizim ülkemizdeki dinciler ve siyasal İslamcılar o kadar büyük servetlerin sahibi oldular ki, bundan dolayı herhangi bir sıkıntıya da girmiyorlar.

Çünkü onlar her şeyin Allah’tan geldiğini, bu kadar malı, mülkü, serveti de onlara Allah’ın verdiğine inandıkları için vicdan sorunları da oluşmuyor.

Ülkemin mütedeyyin dindar insanlarına canımız kurban, onların Allah inancının samimiyeti, temizliği konusunda en küçük şüphemiz yok.

Bizim din üzerinden yaptığımız eleştiriler tamamen siyasal İslamcılara, dincileredir.

Eleştirimiz dini, türbanı, ayeti, namazı, Allah’ı haksız kazançlarını örtmek için kullananlaradır.

Bunun da böyle bilinmesi gerekiyor.