” Ben bu oyunu bozarım.”
Tam otuz yıla yakındır yazıyorum düşündüklerimi toprağa götürmemek için kayda geçiyorum.
Bu düzen içinde kitapta yazdım kitapsız falan da değilim.
Korsan amcalar para kazanıyor bana gelen beş kuruş yok.
Bu düzen ” Soygun Düzeni” yani vahşi kapitalizmin son otuz yılda siyasal İslam’la soslandığı bu düzene ” Soygun düzeni” diyorum.
İki gün önce Bayrampaşa da özel bir hastaneye gittim.
Büfesinden yarım litrelik bir su alayım dedim 40 (Kırk lira) lira dedi.
Suya baktım satan kadına baktım satan kadın da emekçi ekmeğinin peşinde.
”Evladım ben emekliyim bana pahalı geldi almayayım” dedim ve dışarı çıktım.
Elli metre yürüdüm yirmi liraya yarım litre suyu aldım.
Şimdi ben bu düzen soygun düzeni demekle haksız mıyım?
Domatesi çiftçiden 20 liraya alıp 180 liraya satan bu düzen soygun düzeni değil de nedir?
Emekçileri çalışanları açlığa mahkum eden, emeklileri açlığın altına sürükleyen bu düzen soygun düzeni değil de nedir?
İşte bundan dolayı bu düzene karşıyım bu düzen bir avuç insan ve onları koruyan bir avuç siyasiye hizmet eden soygun düzenidir.
Bu düzen değişmelidir.
28.02 .2002 tarihinde okuduğum ve kütüphanemde duran Bülent Ecevit’in yazdığı ”Bu düzen değişmelidir” kitabı gözüme ilişti.
Bu düzen bir avuç soyguncuya hizmet ediyor ve halkın %90’ı da bir avuç soyguncuyu doyurmak için öncelikle de aç gözlerini doyurmak iliği kemiğine kadar sömürülme pahasına çalışıyor.
Sayın Özgür Özel az ve öz konuş düzen değişikliği talebini dile getirirken halkı da ikna et inandır.
Bu halk sana parti bulur çünkü egemen güçler CHP’ yi yok etmek için ve seni bir daha CHP’nin kapısından içeri sokmamak için düğmeye bastı.
Bu gün Kılıçdaroğlu son sözünü söyledi onun söylediğini günlerdir biz de yazdık ” Bu ekip kurultay yapmaz” dedik.
Nasıl ki ” Tatar Ramazan ” filminde Kadir İnanır ” Ben bu oyunu bozarın” diye yüreğinin en derininden söyleyip ceza evi avlusundaki herkesi arakasına aldıysa sen de lütfen bunu söyle halkı yanına almaya bak.
Bekliyoruz ben bu oyunu bozarım de.