Mayıs 6, 2026

Din siyasallaşıyor, insanlar dinden uzaklaşıyor.

ile mehmet yüceer

Benim çocukluğum on yaşına kadar köyde geçti.

Köyümüzde okul yoktu, başka bir köye(Gibis/Bağtaşı) sabah gittik akşam döndük ve ilkokulu bitirdik.

Henüz elektrik de gelmemişti.(1964 yılı.)

Gaz lambasında ders çalışırdık.

Köy kalabalıktı herkesin geçimi tarım ve hayvancılıktı.

Henüz gurbet keşfedilmemişti.

İşte o köyde herkes namazını kılar, orucunu tutar dini vecibelerini yerine getirirdi.

Elbette hacca gitmek mümkün değildi çünkü insanlar ancak geçinebiliyordu.

Hacca giden bir aile vardı ne zaman gittiğini bilen yok onlarada ”Hacıgil”derlerdi.

İşte bu köyde her evde bir veya iki kedi olurdu mutlaka kapıda beslenen köpekler olurdu.

Bizim evde iki kedi iki köpek vardı.

Yani mütedeyyin dindar aillerin sadık dostları hayvanlardı.

Şimdi ise köpeğe ”oğlum” dedi diye reklam yasaklanıyor hayvanlara karşı acımasız bir tavır sergileniyor.

Sokaklarda kedi köpek bırakmadılar akibetleri meçhul.

Yakında şehirleri fareler istila ederse hiç şaşırmayın.

İşte bunu yaratan yeni din anlayışı, biz buna Anadolu islamından kopmuş Vahabi- Selefi din anlayışından esinlenen siyasal islamcılık ve dincilik diyoruz.

Oysa o günün samimi dinadralarının hayvanlar dostuydı.

Şimdiki yeni din anlayışı ise ” Evde hayvan varsa o evde bereket olmaz o eve melekler girmez” diye hurafeyi din diye sundular.

Ülkeyi bu anlayışı savunan tarikatlara devlet eliyle teslim etetiler.

Anadolunun saf temiz berrak samimi dindarlarını şehirlerde arap vahabi selefi ve çağ dışı dini anlayışına teslim ettiler.

İşte bu yeni din anlayışı yeni nesil gençliği ve samimi dindarları dinden ve camiden uzaklaştırdı.

Sonuç: Din ne kadar çok siyasallaşırsa insanların dinden uzaklaşması da hızlanır.

Şu anda Türkiye bu dutumu yaşıyor.

Kim bilir belki bu da bir projedir.